- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Son seçim herkese gösterdi ki;
1. Mülteci/sığınmacı düşmanlığı, sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partiye zannedildiği gibi oy kazandırmıyormuş. Bu inanç belli siyaset bezirgânları tarafından yaratılan/dayatılan bir algı operasyonuymuş.
2. Çok açık olarak görüldü ki sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir parti, sağcı/milliyetçi/faşist partilerle milliyetçilik yarışına girerek kitlelerden destek alamıyormuş.
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Evet, yenilgiydi! Tarihte mütemadiyen “yenilmek”, olası! Ancak toplumun sonsuza dek “kaybetme”si mümkün değil! Veya ilelebet “yenik” sayılması da..! Tarihe “hükmen mağlûp” olarak yazılmış hiçbir halk yoktur!.. (O “Almanlar yenildiği için biz de…” klişesi enayi tesellisidir; büyüklere masallar faslından.)
Önceki 12 Mayıs tarihli yazımızla “andığımız” sevgili arkadaşımız Hüseyin Hasançebi’nin söylemiyle söyleyecek olursak;
Nasıl “öğreneceğimiz”i unutmadıksa eğer mutlaka kazanabiliriz!.. Tarihi tecrübesini “başkaları”nın sırtından kazanmış hiçbir halk yoktur! Ve “bedeli ödenmemiş” tecrübe de yoktur!.. “Öğrenmek”, bedelini ödemeden mümkün değildir! Hatta “öğrenmeyi istemek” bile bir bedel gerektirir!..
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Hüseyin, Merhaba;
Yine “Mayıs”…
İlkbaharın ayı mayıs, sanki “hazan mevsiminde”ymiş gibi “davranır”… hüzünle gelir… hüzünle gider… Sanki öyle değilmiş gibi, ama öyledir. “1 Mayıslar’ın etkisi” diyeceksin; evet ama sadece o kadar değil. Kayıplarımızın olduğu bir ay, aynı zamanda…
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
30 Mart 2023 günü TBMM’de, Finlandiya’nın NATO üyeliğine katılması oybirliğiyle kabul edildi. Oylamaya katılan tüm milletvekilleri karara “evet” oyu verdiler. “Hayır” diyen çıkmadı. Böylece mevcut NATO üyesi ülkelerin tamamının onayıyla Finlandiya NATO’ya katılmaya hak kazandı. Finlandiya parlamentosunda bile sekiz “hayır” oyunun çıktığı bu katılma kararına, TBMM’de sıfır “hayır” oyu çıkması oldukça düşündürücü.
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Bu seçimin “önemi” hepimizin malûmu. Gerçi 1973’ten beri oy kullanırım, hiç “önemsiz(!)” bir seçime rast gelmedim… Şans işte..!
Vurgulamak istediğim husus şu: 7 Haziran 2015’ten itibaren tüm seçimlerde aynı “denklem” geçerliydi; ancak 14 Mayıs’ta “oylanacak” olan salt bir “seçim” olmaktan öte, bir “referandum” özelliği taşıyor, kanımca… Bir “rejim” −adına ne dersek diyelim− oylanacak! Ya mevcut “konsolide” olacak, sittin sene kalmak üzere yerleşecek ya da “değişim” ve “dönüşüm”ün önü açılacak… “Açılır” veya açılmaz; “biz”e kalmış!.. Gelecek umudunu yitirmemişlerle beraber “ümitvar” olmak için yeterince sebep var!..
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Yaşanılan son depremde on binlerce bina yıkıldı veya ağır hasar gördü. Fay hattı üzerine kurulu bazı yerleşim yerlerinde neredeyse sağlam yapı kalmadı. Yıkılan ve ağır hasar gören binalarda kaç kişinin yaşamını kaybettiğini tam olarak bilemiyoruz. On binlerce insan bu yıkımda yaşamını kaybetti, yüz binlercesi evsiz kaldı. Doğal olarak her yerde olduğu gibi TV ekranlarında da çarpık yapılaşma, imar yolsuzlukları, devletin konut politikaları enine boyuna tartışmaya açıldı. Tartışmanın tarafları, yaşanan yıkımın sorumlusu olarak farklı kişi veya kurumları gösterse de hiç kimse inşaat sektöründeki büyük bir rant paylaşımının varlığını ve temel sorunun buradan kaynaklandığını inkâr edemiyor.
- Ayrıntılar
- Sefer Ali Demirci
- Siyaset
Ama peşinen şunu belirtmeliyim ki bu “siyaset karşıtı” bir yazıdır. Lâkin “siyasi” bir yazıdır. Çünkü bugün için, toplumu ileriye doğru değiştirebilmenin, mevcut şartlardaki yegâne yoludur siyaset… Bu eylemin yegâne mekanizmasıdır…
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Kime sorsan depremde devlet enkaz altında kaldı. Bazıları devleti ilk birkaç gün ortada görmeyince aramaya bile başladı.
En çok sorulan soru da “Devlet nerede?” oldu. Ara ki bulasın!
“Devlet kaybolur mu?” şeklinde absürt bir soru kimsenin aklına düşmedi. Böyle de soru mu olurmuş! Bütün haşmetiyle her an yanı başımızda duyumsadığımız koca devletin yitip gitmesi akla ziyan bir durum.
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Bu soruya verilecek cevaplar muhtelif olabilir: Yakînimiz! Hiçbir şeyimiz… Tanımam-etmem! Canımız, ciğerimiz… Şeytan görsün yüzünü!.. vb. gibi… Nereden bakıldığına bağlı… “demokrasi”nin ne menem bir şey olduğuna ve nihayet “bizim” kim olduğumuza, “kimlerden” olduğumuza bağlı…
Görmezden gelebilirsiniz ancak kaçamazsınız!..
Nitekim “6’lı Masa” da öyle yapmış: Görmezden gelmiş..!
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Çok sık dillendiriliyor. Ekonomi, demokrasi −buna bağlı olarak hukukun üstünlüğü, can ve mal güvenliği, kişi hak ve özgürlükleri− sağlanmadan gelişmez. Demokrasinin olmadığı ülkelere yatırımcılar uzak durur. Bu söylenenler çoğu zaman şöyle tamamlanıyor: Toplumsal huzurun sağlanması için de demokrasinin güçlendirilmesi şarttır!
Özellikle muhalefetten böyle bir sesin yükselmesi çok normal. Ülkemizde de durum bundan ibaret. İşvereni, emekçisi, aydını, Kürt’ü; hepsi bu konuda hemfikir görünüyor. Böyle olunca da muhalif politikanın bu eksende bir söylem tutturması akla uygun gibi duruyor.