miting millet ittifaki ctSon seçim herkese gösterdi ki;

1. Mülteci/sığınmacı düşmanlığı, sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partiye zannedildiği gibi oy kazandırmıyormuş. Bu inanç belli siyaset bezirgânları tarafından yaratılan/dayatılan bir algı operasyonuymuş.

2. Çok açık olarak görüldü ki sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir parti, sağcı/milliyetçi/faşist partilerle milliyetçilik yarışına girerek kitlelerden destek alamıyormuş.

3. Her ne kadar da birilerinin iddia ettiği gibi HDP/YSP (Kürt/Alevi) desteği yüzünden oy kaybedildiği söylense de gerçek şu ki Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt-Alevi-Solcu seçmenlerin oyları sayesinde bir alternatif haline gelebilmiştir.

4. “Samimi” sıfatını başına ekleyerek Müslüman görünmenin veya Müslümanların partisi olduğu kabul edilenlerle işbirliği yapmanın seçmen nazarında hiçbir kıymeti harbiyesi yokmuş.

5. Sömürü ve soygunla mücadeleyi, ülkede uygulanmakta olan vahşi kapitalizme karşı değil de sadece “beşli çete” olarak tabir edilen devlet olanaklarını talan etmiş bir kısım haramzadeye karşı sürdürürsen inandırıcı olamıyormuşsun.

6. Seçim kampanyası boyunca toplumun çeşitli kesimlerine yönelik ekonomik vaatlerin için kısa vadede geri kazanılması mümkün olmayan “yurt dışına kaçırılan 418 Milyar dolar”ı kaynak olarak gösterdiğinde hiç de inandırıcı olamıyormuşsun.

7. İttifak ortaklarınla “uyum” içerisinde görünebilmek adına hiçbir konuda ne dediğin tam olarak anlaşılamaz hale gelmişse seçmen nazarında değerin azalıyormuş.

8. Belli klikler ve siyasi ikbal grupları tarafından kontrol altında tutulan ve dışarıdan “sızma”lara karşı kapıları sıkıca kapalı il/ilçe/merkez örgütlerinle sağlıklı seçim kampanyası düzenleme ve seçim güvenliğini sağlama şansın olamıyormuş.

Yukarıda sayılanlar olmasaydı da dünyadaki diğer sosyal demokrat partiler gibi temel politikalarda daha ilkeli bir tutum sergilenip seçim ittifakı “demokrasi cephesi” anlayışı ile gerçekleştirilseydi seçimin sonucu ne olurdu bilemiyoruz. Belki daha az bir oy alınır, yine de seçim kaybedilirdi. Öyle olsa bile ana muhalefet partisi, kimlik erozyonuna uğramamış, ne dediği ve istediği belli olan, demokrasi güçlerinin güvenini kazanmış bir siyasi varlık olarak yola devam edilebilirdi.

HDP/YSP ve sol/sosyalist partilerinin seçim politikaları ayrı ve daha kapsamlı bir değerlendirme gerektiriyor. Aklımız erdiğince onu da yapmaya çalışacağız.