- Ayrıntılar
- Bülend Tuna
- Kültür-Anma
Sevgili Nermi, arkadaşımız, can yoldaşımız, en erken o ayrıldı aramızdan.
Okulun ilk günlerinde başlayan arkadaşlığımız, dostluğumuz bizleri birbirine bağladı, benzer duygular, yaklaşımlar ortaklığımızı pekiştirdi. Önce yurtta, sonra evlerde birlikte olduk. 12 Mart günlerini birlikte geçirdik, “stajımızı” birlikte yaptık. Öğrenci derneğinin kurucularındandı. Parti kurulunca da ilk üyelerinden biri oldu. Nermi çalışkan bir öğrenciydi, sınıfın sevilen simalarındandı. Yurtta arkadaşlarla aynı odada kalıyorlardı, sonra birlikte Bahçelievler’de bizim oturduğumuz evin hemen yanındaki apartmanda eve çıktılar. Dersleri ortak çalışıyor, ödevleri birlikte yapıyorduk.
- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
Ömrünü, aklını ve bileğini sosyalizm davasına adamış (Türkiye İşçi Partisi, TİP….Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, TSİP), “adamak” değil aslında, sosyalist olduğu için zaten kendisi için savaşmış bir dostumuzu, Şükrü Laçin’i kaybettik. Her yerde herkes bol keseden kullandığı için cıvıklaşan “sosyalist” sıfatını da yakıştırmamak gerekir; komünist Şükrü Laçin’dir kaybettiğimiz.
Dersimliydi, Tunceli Mazgirt doğumluydu (1924). Dersim kıyımını 13-14 yaşlarında bir çocuk olarak yaşamış ve görmüştü. Mustafa Kemal’e, Kemalist Cumhuriyet devletine ve Türk aydınlanmacılığına, her hangi bir bilimsel, siyasi, kültürel ya da etnik sebeple değil, çocukluğunda yüklendiği samimi ve derin öfkesinden dolayı düşmandı.
- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Kültür-Anma
* …yaprak dökümü gibi arka arkaya bu dünyadan gittiler… aynı zamanda bize geçmişimizi hem geri getiriyorlar, hem de gittikçe acımasız bir şekilde geçmişin artık geride kaldığını, bir zamanların “hareketli” dünyasının arkamızda kalıp bizi terk etmeye başladığını bir kez daha hatırlatıyorlar… Bize ve bizim neslimize ait bir nostalji mi, yoksa siyasi angajmanlarının artık kalmadığı –hadi “hafiflediği” diyelim– bir dünyanın verdiği keder mi?..
- Ayrıntılar
- Bertolt Brecht
- Kültür-Anma
Lenin yoldaş anılıyor, kutlanıyor sık sık,
Kutsanıyor tasvirleri, heykelleri dört bir yanda
Kentler kuruluyor, bebeler doğuyor adına,
Yetmiş iki dilde söylevler çekiyorlar onun için,
Toplantılar, gösteriler düzenleniyor Şangay’dan
Chicago’ya.
- Ayrıntılar
- Jenny Farrell
- Kültür-Anma
30 Ekim 1929’da Frankfurter Zeitung’da Vladimir İlyiç Lenin’in beşinci ölüm yıldönümü dolayısıyla bir Sovyet gazetesinde çıkan bir makalenin aşağıdaki çevirisi yayımlandı. Bu makale, Bertolt Brecht’in “Kuyan-Bulak Halı Dokumacıları Lenin’i Anıyorlar” adlı şiirinin ilham kaynağı oldu. Alman Komünist Partisi’nin (DKP) haftalık gazetesi Unsere Zeit, Lenin’in 100. ölüm yıldönümü vesilesiyle ve Lenin’in devrimci etkisini anmak adına, makaleyi 95 yıl sonra ilk kez yeniden yayınladı. Katkılarından dolayı Frankfurt Üniversitesi’nin Kütüphane Arşivi’ne ve Linda Dean’e teşekkür ederiz.
- Ayrıntılar
- Şaban Aslan
- Kültür-Anma
Nihat Nazlıcan 1953’de Eskişehir’de doğdu. Babası, gazete sattığı bir büfede geçimini sağlar ve çocuklarının en büyüğü (dört kardeştiler) olan Nihat da babasına yardım ederdi.
Çocukluğundan itibaren futbola merak saldı. Gençlik çağına gelince amatör takımlarda top koşturmaya başladı. Sakarya ve Kocaeli’nde aranan bir bek oyuncusuydu.
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Kültür-Anma
“İyi ki gözlüğümü almışım. Şapkamı da unutmasaydım iyi olacaktı!” dedim kendi kendime... “Bu camların UV koruması epeyce yüksek” diye de kendimle konuşmaya devam ettim; bir yandan yürürken… Yazdan kalma bir gündü. Günün hayatı eritip buhara dönüştürdüğü en sıcak vaktindeydik. Güneş boylu boyunca serilivermişti günün orta yerine…
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Kültür-Anma
Kargoyla bir an önce gelmesini beklediğim Orhan Aydın’ın yeni kitabı “Çantalı” birkaç gün önce elime ulaştı. Geçen yıl da “Necip Bey!”i göndermişti, sağ olsun.
Her iki kitabı da okuma planımı bozarak listenin en başına aldım ve keyifle okudum.
- Ayrıntılar
- Zafer Yıldırım
- Kültür-Anma
Sabahın ilk ışığıyla uyandım.
Küçük pencereden süzülen güneş içeriyi aydınlatıyor. Bunları kapatmak akıllarına gelmemiş, diye düşündüm. Koca koğuşta iki küçük pencere. Biri doğuda, biri batıda. Sabah güneşini izlemek benim görevim. Arkadaşım, akşam güneşinin batışını diğer pencereden izliyor. Saatlerce konuşuyoruz; konumuz, güneşin doğarken ve batarken fark edilmeyen ayrıntıları.
- Ayrıntılar
- Yılmaz Hüroğlu
- Kültür-Anma
Beyazperdeye saniyede 24 kare fotoğrafı art arda yansıtınca, gözümüz onu kesintisiz hareket olarak algılar. Görüntünün sürekliliği bir hikâye anlatan filme dönüşür. Seyirci topluluğuna ilk sunumu 1895’de ‘Bir Trenin La Ciotat Garına Gelişi’ filmi ilerleyen süreçte sinema sanatının varoluşunu ilan eder. “…tarihte ilk kez bir sanat dalı, teknolojik gelişmenin ivmesiyle ve onun doğrudan ürünü olarak doğuyor, insanlığın binlerce yıllık bilgi, görgü, deneyim −kısaca kültür− birikimiyle ve sanat mirasıyla bütünleşip ‘7’nci Sanat’ adını alıyordu.” (s.5)