Nermi Bodur 50.yilSevgili Nermi, arkadaşımız, can yoldaşımız, en erken o ayrıldı aramızdan.

Okulun ilk günlerinde başlayan arkadaşlığımız, dostluğumuz bizleri birbirine bağladı, benzer duygular, yaklaşımlar ortaklığımızı pekiştirdi. Önce yurtta, sonra evlerde birlikte olduk. 12 Mart günlerini birlikte geçirdik, “stajımızı” birlikte yaptık. Öğrenci derneğinin kurucularındandı. Parti kurulunca da ilk üyelerinden biri oldu. Nermi çalışkan bir öğrenciydi, sınıfın sevilen simalarındandı. Yurtta arkadaşlarla aynı odada kalıyorlardı, sonra birlikte Bahçelievler’de bizim oturduğumuz evin hemen yanındaki apartmanda eve çıktılar. Dersleri ortak çalışıyor, ödevleri birlikte yapıyorduk.

Nermi tam bir görev insanıydı, disiplinli, çalışkan. Oral ve Nermi bizim grubun en az konuşanlarıydı, belki de bizim çok konuşmamızdan olacak sessizlikleri dikkat çekiciydi. Çankaya ilçe örgütünde birlikte çalışıyor, hemen her işe koşuyorduk. Nermi, Engin, Oral mezun olmuşlardı, ben ve Ethem mezuniyeti uzatmıştık. Bir süre sonra “tayinlerimiz” çıkınca Ethem’le birlikte Eskişehir’e gitti. Birlikte il örgütünü kurdular. Nermi Eskişehir’de güzel bir başlangıç yaptı, sevgili eşi Nazan’la tanıştı. Nikâhlarına katılmış, Nazan’ın ailesinin Maltepe’deki evinde mütevazı bir eğlenceyle evliliklerini kutlamıştık.

Eskişehir’de mimarlık yapmaya, ufak tefek işler almaya başlamışlardı. Ama bir süre sonra bazı terslikler gözlemeye başladık. Nermi iyice durgunlaşmış, pek iş yapamaz olmuştu. Sebebini kestiremiyor, üzülüyorduk. Geçer diye düşündük, geçmedi, yoğunlaştı. Partide de görev almak istemedi. Sıkıntının nedeni de bir süre sonra belli oldu, Nermi’nin beyninde kötü bir tümör vardı. Çok üzüldük, çaresiz kaldık. Halası bir tıp profesörüydü, onun gayretleri, bizim çevremizdeki doktor arkadaşlarımızın devreye girmesi pek fayda etmedi. Hemen her gün hastaneye gidiyor, neşeli sohbetler yapmaya çalışıyordum. Nazan başındaydı, ailesi İzmir’den gelmişti, perişandılar. Çapa’da sıkıntılı geçen bir süreçten sonra 3 Temmuz 1979 günü vefat etti.

Nermi Bodur Veda

Aksaray’da camideki törenden sonra mezarlıkta eski dostları, yoldaşları toplaştık. Yalçın Yusufoğlu “sen konuşur musun?” diye sordu, benim konuşacak halim yoktu, çok üzgündüm. Uğurlama konuşmasını Yalçın ağabey yaptı. Çok güzel, onurlandırıcı sözlerle Nermi’yi tanımayanlara anlattı. 12 Mart günlerinden başlayan beraberliğimizi, çalışkanlığını aktardı. Bu fotoğraf Nermi’nin mezarı başında Yalçın ağabeyin konuşma yaptığı sırada çekilmiş. Nazan mezarın başında çömelmiş durumda, Ethem’le birlikte Yalçın ağabeyin arkasındayız, pek çok dostu görüyorum fotoğrafta.

Nermi çok iyi duygularla hatırladığım, sevgili arkadaşım, yoldaşımdı. Anısına saygıyla…

26 Ağustos 2024.