KIZILCIK
  • Anasayfa
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kültür-Anma
  • Dergiler
  • Yazarlar
  1. Anasayfa
  2. Kültür-Anma

İyi ki okumuşum!

Ayrıntılar
Cemal Candaş
Kültür-Anma
13 Kasım 2020

orhan aydin kitapGeçtiğimiz hafta içerisinde Orhan Aydın’ın 2020 Ağustos ayında basılan “Çatalkazık Yazıları” ve “Eskiçınar Sokak” adlı iki kitabını peş peşe okudum.

İyi ki okumuşum. İmzalayarak gönderme nezaketini gösteren Orhan Aydın’ı bu iki önemli kitap için yürekten kutluyorum. Öncelikle su gibi akan, sade ve duru anlatımı için. Ayrıca toplam 510 sayfaya, bu denli farklılığı sığdırmayı başardığı için de kutluyorum Orhan Aydın’ı.

Daha önce “Görüş” ve “Kızılcık” dergilerinde çıkan yazılarından aşina olduğumuz güçlü anlatımına, iki kitaba sığdırdığı bunca anlatı ve denemede de tanık olmak mümkün. Orhan Aydın anlatacaklarını hem çok açık ve anlaşılır bir şekilde ifade ediyor hem de okuyucu saran, sürükleyen bir tarz tutturmuş. Hem keyifli bir yolculuğa çıkıyor hem de çok şey düşünüyor, öğreniyorsunuz bu kitapları okurken.

Devamını oku …

Mişon Usta’nın marifetleri

Ayrıntılar
Cemal Candaş
Kültür-Anma
18 Nisan 2020

kunduraci-crMişon Usta, İstanbul’un kadim semtlerinden Vefa’da kunduracıydı. Dar ve sapa bir sokakta bulunan küçük atölyesinde, hiçbir yerde örneğini bulamayacağınız kendine özgü modeller üretirdi Mişon Usta. Üretirdi demişsek, öyle seri bir üretimden söz etmiyoruz. Ayda bir, bilemedin iki çift pabuç sözünü ettiğimiz. Üç beş kuruş harçlık çıkarmak için zamanının çoğunu müşterilerin sökük pabuçlarının onarımına ayırmak zorunda kaldığı için bizim ustanın yeni model pabuç üretimi oldukça sınırlıydı. Tek başına çalışırdı her zaman. Çırağa ödeyecek parası yoktu; olsa bile Mişon Usta’nın kafasına göre çırak bulması olanaksızdı. Bu konudaki birkaç denemeden sonra onun için çırak konusu sonsuza değin kapanmıştı.

Devamını oku …

ABD İran'ın kültürel sit alanlarını yok ederse, Başkan Trump uluslararası hukuk açısından cezaî sorumlu olacaktır

Ayrıntılar
Francesco Bandarin
Kültür-Anma
8 Ocak 2020

persepolis-crABD kültürel varlıklara karşı her türlü düşmanca eylemi yasaklayan Lahey Silahlı Çatışma Halinde Kültür Mallarının Korunması Sözleşmesi'nin imzacısıdır.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD vatandaşları veya varlıkları İran tarafından vurulursa bir misilleme biçimi olarak doğrudan İran'ın kültürel mirasını tahrip etmekle tehdit etti. 4 Ocak’ta attığı tweet şöyle:

“Eğer İran Amerikalılara ya da Amerikan varlıklarına saldırırsa, 52 İran hedefi belirledik (yıllar önce İran’ın rehin aldığı 52 ABD vatandaşını temsilen), bazıları İran ve İran kültürü için çok üst düzeyde ve önemli, ve bu hedefler ve bizzat İran ÇOK HIZLI VE ÇOK SERT VURULACAKTIR. ABD artık tehdit istemiyor!”

Ertesi gün Airforce One'da gazetecilere konuşurken düşüncesini şöyle açıkladı, “İnsanlarımıza işkence yapmalarına ve sakat bırakmalarına izin var; yol kenarına bomba yerleştirmelerine ve insanlarımızı havaya uçurmalarına izin var. Ve bizim onların kültürel sit alanlarına dokunmamıza izin yok. Bu böyle yürümez."

Devamını oku …

El pueblo unido jamás será vencido!*

Ayrıntılar
Yılmaz Hüroğlu
Kültür-Anma
18 Aralık 2019

babamin-kanatlari-crKüresel düzeyde neoliberal ekonomi politikalarının ülkelerin üzerine abanmasıyla gelir ve servet eşitsizliği artıyor. Doymak bilmez servet hırsı; insanlarıyla, hayvanlarıyla, ormanlarıyla, denizleriyle, ırmaklarıyla bütün bir ekosistemi yok oluşa götürüyor. Ütopyalar, yerini sonu belirsiz distopik hikâyelere terk etti.

Dünyanın pek çok yeri sokak gösterileri ve protestolarla çalkalanıyor: Lübnan, Şili, İran, Hong Kong, Irak, Gürcistan, Hindistan, G. Kore, Azerbaycan, Ekvator, Kolombiya, Venezuela, Fransa, İtalya… Sokaklara çıkan, meydanları dolduran kitleler, sistemin varlıklılar lehine ellerinden aldıklarını geri isteme, yenilerini vermeme mücadelesinde ortaklaşmaktadır.

Devamını oku …

Almanya’da Faşizm

Ayrıntılar
KIZILCIK
Kültür-Anma
8 Nisan 2019

almanyadafasizmHitler’i duymuşsunuzdur, hani şu dünyayı ateşe atan adamı. Yeteneksiz ressam, becerikli lafazan. Çılgındı değil mi, hatta deli? Ama yok muydu etrafında akıllı biri? İhtiraslı, vicdansız, zalim, insafsızdı, kötülüğün cisimleşmiş haliydi… Ama tek başına mı işledi bunca cinayeti? Bir ulusun reisiydi. O ulusun yok muydu başka lideri? Rütbesi onbaşı idi ama 50 milyon insanın öldüğü bir savaşa komuta etti. Peki, yok muydu yanında bir generali ya da bir yüzbaşısı, hiç olmazsa eli sopa tutan bir askeri?

Hitler bir hiçti onu destekleyen sanayiciler olmasaydı. Hitler yalnız değildi ona arka çıkan bankacılar vardı. Hitler tek adam değildi, büyük toprak sahiplerince kollanıp desteklendi.

Milliyetçi, ırkçı, yobaz küçük bir partiye polis muhbiri olarak sızan aylak bir gevezeydi. Boş konuşurdu ve yalancıydı. Öyle ki işçi sınıfına doğrudan hitap edebilmek için partisinin adını Ulusal Sosyalist Alman İşçi Partisi olarak değiştirdi. Ama daima işçilerin değil patronların yayında yer aldı: Krupp, Thyssen, Karl Bosch, Siemens, Dr. Oetker, Audi, BMW, Daimler, Volkswagen, Porsche, Hugo Boss ve diğerleri Hitler ve Nazilere bolca para, öğüt, destek verdi; yol haritasını çizdi; işgal edilecek bölgeleri ve köle işçi çalıştırabilecekleri toplama kamplarının yerlerini belirlediler.

Devamını oku …

Hüseyin Serdar’a dair

Ayrıntılar
Cemal Candaş
Kültür-Anma
24 Kasım 2018

huseyinserdar-cr-tDün Hüseyin Serdar’ın cenazesi için Trabzon’daydım. Çoğu zaman olduğu gibi bütün gün yağmur yağdı Trabzon’da. Cenaze törenine oldukça büyük bir kalabalık katılmıştı. Bu kitle hem sayı olarak çoktu hem de Trabzon’un yıllarca biriktirdiği büyük bir niteliği ifade ediyordu. Eli kalem tutan, okuma yazma becerisini kullanabilen, iki lafı bir araya getirebilmeyi bilen insanlar ve sisteme muhalif olduğu için fatura ödemiş her türden insan İskenderpaşa Camiinin avlusunu doldurmuştu. Katılanların bir kısmı yurdun çeşitli yerlerinden sadece bu cenazeye katılmak üzere gelmişti Trabzon’a. Yıllardır birbirinden uzak kalmış tanışlar özlemle kucaklaştılar cenaze vesilesiyle.

Tüm ayrılıklar hüzün vericidir. Hüseyin Serdar’ın da aramızdan ayrılması biz dostlarını çok üzdü. Bu üzüntü, söylenen sözlerde, yaşlarla dolu gözlerde, yere takılıp kalan bakışlarda kendini ifade etti gün boyu. Akşamdan gruplar halinde gerçekleşen buluşmalarda anlatılan Serdar anekdotlarıyla devam etti gece yarılarına kadar…

Devamını oku …

Ahmet Hamdi Dinler'e veda

Ayrıntılar
KIZILCIK
Kültür-Anma
19 Ağustos 2018

ahmet-hamdi-dinlerAhmet Hamdi Dinler'i 18 Ağustos 2018'de kaybettik.

Kızılcık yazıları:

İstikrar programı ve tarımda tekelleşme, Sayı 8, Haziran/Temmuz 2001.

"Yeni Ekonomi": Bir mitin çöküşü, Sayı 9, Ekim 2001.

Yerel ve uluslararası sermaye kıskacında tütün ve şeker yasaları, Sayı 18, Kasım/Aralık 2003.

Demokratik özerklik önerisiyle bir diyalog, Sayı 45, Kasım/Aralık 2011. (Demet Dinler ile birlikte)

“Ölümden Hayata” üzerine bir deneme

Ayrıntılar
Şaban Aslan
Kültür-Anma
22 Haziran 2018

winter-bw-cr“Ölümden Hayata” adlı hikâye kitabı 1952 yılında Tektaş Ağaoğlu tarafından yazılmış. Okura ulaşması için 2018 yılının başlarını beklemesi gerekmiş. O zamandan bu yana hazine gibi, saklana saklana değerini artırmış. Kitap on üç hikâyeden ibaret. Her biri manzumeler şaheseri. “Manzumeler” dedim, çünkü şiirsel özellikler taşıyorlar. Hınca hınç imge dolular. Okurken, çok kaygan bir buz pateni platformunda buz dansı yapar gibi diliniz sözcükler üzerinde kayıp gidiyor. Sizin estetik figürler yapmanız gerekmiyor, kelimeler zaten estetize edilmiş…

22 yaşındaki bir insanın böyle bir profesyonel eser vermesi; onun nasıl köklü bir kültür ve edebiyat temellerine sahip olduğunun kanıtı. Hayal gücünün ne derece yaratıcılığa sahip olduğunu yeterince kanıtlıyor. Tektaş abimiz romanlar da yazmaya fırsat bulsaymış; kim bilir bize nasıl başyapıtlar, edebiyatın köşe taşları sayılabilecek nice eserler armağan edecekti. Kullandığı kelimeler çok sade ve dile hâkimiyet kazanmış. Abartı hiç yok. Sıradan insanları anlatmış. Öğretmen, öğrenci, gençler, köylüler ele aldığı kişiler arasında yer almış. İnsan betimlemelerinde dış görünüş az yer tutar. Onun yerine doğa, ağaçlar ve çiçekler, en çok da insanın iç dünyası ağırlık kazanmış. Zaman zaman geriye gidişler (çocukluk dönemlerine kadar) oluyor. Geçmişle içinde bulunulan zaman bağı ve birlikteliği sağlanıyor, diyalektik olarak.

Devamını oku …

Tektaş Ağaoğlu hakkında

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Kültür-Anma
20 Ocak 2018

tektas-agaoglu-veda2Ömrü boyunca düşündü ve yazdı; hakkında hak ettiğinin çok azı yazıldı. Komünist mücadele hem düşük frekanslı güncel, hem de yüksek frekanslı gelecek mücadelesidir; fakat Tektaş Ağaoğlu hesapsızdı, her an “en son hesaplaşma” için mücadele edecek bir komünistti.

Tektaş Ağaoğlu’na çevirileri, denemeleri, dili, kültürü, üslubu ve yaşama adabı açısından bakanların, onu “en yüksek mertebeye” oturtmaktan başka yapabilecekleri bir şey zaten yoktur; çünkü hakkı odur. Mihri Belli onun için “Türkiye’nin yaşayan tek gerçek sosyalist entelektüeli” demişse, onu yüceltmemiş, bilen ve tanıyan herkesin ortak görüşünü yansıtmıştır.

Ayağı hiçbir zaman yerden kesilmemiştir. Türkiye’nin en yetkin birkaç çevirmeninden biriydi ama aynı zamanda kasap çırağı idi. Oxford Üniversitesi’nde hukuk okumuştu fakat  hukuk tanımazın biriydi; yıllarca geçimlik ücretli işçi olarak çalışmıştı.

Devamını oku …

Tektaş Ağaoğlu’nu örnek almak

Ayrıntılar
Cemal Candaş
Kültür-Anma
14 Ocak 2018

tektas-agaoglu-veda2Tektaş Ağaoğlu’nu sonsuzluğa uğurladık. Yakınları, dostları, yoldaşları onu saygı ve özlemle yolcu ettiler.

Tektaş Ağaoğlu, ardından dile getirilen veya getirilemeyen tüm olumlu duygu ve düşüncelerden daha fazlasını hak etmişti 84 yıllık yaşamında. Yaşamına, anılmaya değer çok sayıda anı sığdırmıştı. Onu anlatmaya çalışanlar ne söylerse söylesin bir şeyler eksik kalır.

Yazarlığı, çevirmenliği, sosyalist kimliği üzerine çok şey söylendi. Bıraktığı miras kutsandı. Onun yerini doldurmanın ne kadar olanaksız olduğu daha iyi anlaşıldı bu ayrılık sayesinde. Ne çok dost ve yoldaş biriktirdiği ortaya çıktı ölümünün ardından.

Tektaş Ağaoğlu, bir arkadaş sohbetinde Mihri Belli’nin de ifade ettiği gibi “Türkiye’de gerçek komünist olan belki de tek aydın”dı.

Devamını oku …

  1. Yetmişli yıllarda bir çevirmen
  2. Sosyalist gerçekçilik
  3. 1939 Polonya'da Çocuklar Seferi
  4. KIZILCIK Çizgileri (2009-2014)
  5. KIZILCIK Çizgileri (2001-2008)

Sayfa 10 / 12

  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12

Diğer bölümler

  • Hayat Ağacı
  • Polemik
  • Belge

Çok okunan yeni yazılar

  • KAPİTAL mi, MUKADDİME mi?
  • Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve görüşleri
  • İttihatçı düşmanlığı anlamsız değildir
  • Liberaller
  • Dünya Barış Günü ve komisyondan beklentiler

© KIZILCIK 2000–2026. Tüm hakları saklıdır. · Hakkımızda