Argentina1985“Aralık 1983’te Arjantin demokrasiye döndü. Yedi yıllık askerî diktatörlüğün ardından Alfonsín eski komutanları insanlığa karşı işledikleri suçlardan yargılamaları emrini verdi. Bozgunculara karşı savaşı kazanmış havasındaki komutanlar sadece askerî mahkemeyi kabul ettiler. Yeni hükumet iktidara geleli yedi ay geçmesine rağmen davada ilerleme kaydedilemedi. Davayı sivil yargının devralacağı dedikoduları hızla yayılmaya başladı. Bu durumda davanın Yargıtay’da görülmesi gerekecekti ve dava açma sorumluluğu Savcı Julio Strassera’ya ait olacaktı.”

Arjantinli oyuncu, senaryo yazarı ve yönetmen Santiago Mitre “Argentina, 1985” filmini bu açıklamayla başlatır. Açıklamada askerlerin “bozguncu” dedikleri; solcu, sosyalist, komünist ve rejim karşıtlarıydı. 1985te Arjantin tarihinin en kanlı askerî diktatörlüğünün sorumlusu 9 general, “bozgunculara” karşı işledikleri insanlık suçları nedeniyle sivil mahkeme karşısına çıkarıldılar.

ABD emperyalizminin “kesik damarları sürekli kanayan arka bahçesi” Latin Amerika’da, askerî darbelerden nasibini almayan ülke yok gibidir: Brezilya, Peru, Bolivya, Şili, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Haiti, Honduras, Meksika, Paraguay, Uruguay, Venezuela…

Arjantin’de ise 1930, 1943, 1955, 1962, 1966 yıllarında gerçekleştirilen darbeler silsilesine 24 Mart 1976’da bir yenisi eklenir. İktidardan uzaklaştırılan İsabel Peron yönetimi yerine General Jorge Videla önderliğinde zorbalık ve zulüm düzeni kurulur. “Kirli Savaş” da denilen “Ulusal Yeniden Yapılanma Süreci” ilân edilerek ülke çapında kelimenin tam anlamıyla “sürek avı” başlatılır.

Cunta Yönetimi; gerilla sorununu çözmek (PRT-ERP, Montoneros örgütleri), serbest piyasa ekonomisini uygulamak, enflasyonla mücadele ve toplumu baskılamak gibi hedefleri önüne koyar. Anayasa askıya alınır, Meclis ve Yüksek Mahkeme kapatılır, tüm siyasi partiler ve sendikalar yasadışı ilan edilir, basın ve ifade özgürlükleri kısıtlanır, her türlü eleştiri ve muhalif faaliyet için çok ağır cezalar uygulamaya konur...

Siyasi muhaliflere karşı kanlı operasyonlar yürütülür. Gözaltı, sorgulama, işkence, yok etme (faili meçhul), kaçırma, toplama kampları, uçaklardan atma (evlerinden gece yarısı alınanlar, gizli gözaltı merkezlerinde işkence sonrası ilaçla uyutulup uçaklardan okyanusa atılır.) Resmi rakamlar bu süreçte kayıp insan sayısının yaklaşık 30 bin olduğu belirtiliyor.

Devlet Başkanı Raul Alfonsin’in kurduğu komisyon, devlet teröründen, sistemli işkenceden, binlerce kişinin kayıp ve ölümünden sorumlu sadece dokuz generalin yargı önüne çıkartılmasını ve yargılanmalarını sağlayabildi. Generaller askerî mahkemede yargılanmak isterler. Uzun bir mücadele sonunda kovuşturma, meşruiyetini kabul etmedikleri sivil yargıya devredilir.

Konumuz olan “Argentina, 1985” filminde anlatılan bu süreç üç bölüme ayrılabilir.

İlk bölümde, mahkeme süreci ve sonrasında ulusal kahramanlık mertebesine çıkarılan savcı Julio Strassera, ailesi ve genç soruşturma ekibine yer verilir. Devlette darbecilerle iş tutan, yönetim kademelerinde etkili faşist unsurlardan çekinen Julio Strassera, önce davayı yüklenmekten kaçınır. Savcının isteksizliği, evde ve işteki gerilimli durumu, iki taraflı baskı sonucu daha da artar. Bir tarafta davayı üstlenmesini isteyenler, diğer tarafta faşist yandaşların yargılamayı engellemeye yönelik tehditleri. Savcı, “Hükümetin inanmadığı bir şeyi savunmak zorunda kalan bir aptal olmak istemiyorum.” demesine rağmen, zamanında generaller insanlık suçları işlerken sessiz kalmasının ve tavır alamamasının vicdanına yüklediği ağır yüke yenik düşer, davayı üstlenir.

İkinci bölümde, hiçbir davaya ve soruşturmaya katılmamış genç ve tecrübesiz Luis Moreno Ocampo, savcı yardımcısı olarak atanır. Annesi her pazar darbeci general Videla ile kiliseye giden Ocampo, asker kökenli bir aileden gelmektedir. Ocampo’ya önce kuşkuyla yaklaşan Strassera, onun aşağıdaki yaklaşımını akılcı bulur.

“Bir düşünün. Bu hükûmet yeni göreve başladı. Ordunun nefesini ensesinde hisseden zayıf bir hükûmet. Onları mahkemeye çıkararak tehlikeli ama doğru bir karar verdiler. Bence bu yüzden kendini insan haklarına adamış, komünist diye karalanacak avukatlar yerine genç avukatlar atamak iyi bir fikir. Sadece orduyu değil, orta sınıfı da bu davanın meşruiyetine ikna etmemiz gerek. Orta sınıfın darbelere sahip çıkma eğilimini de hesaba katarak.”

Genç ve deneyimsiz hukukçulardan oluşturulan ekip (Strassera’nın Çocukları) çalışmaya başlar. İddianameye kaynaklık edecek belgelere ulaşmak için zulme, işkenceye, zorbalığa uğrayanlar ve yakınları kaybedilenlerle tanıklık için görüşmeler yapılır. Ekip 5 aya yakın çalışma sonucunda yüzlerce tanığın ifadelerini toplar. 16 klasör, 4000 sayfa, 709 vaka, 800 tanık…

Üçüncü bölümde, 22 Nisan 1985 günü açık duruşmalar başlar. İlk günde bomba ihbarı yapılınca Savunma duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesini ister. Bomba ihbarına “toplumu terörize etme operesyonu bu!” denilerek itiraz edilir ve mahkeme başkanı duruşmaya devam kararı verir.

Bomba ihbarı sonuç vermeyince gerilim yaratmak için annelerin eşarbına takarlar. Eşarp Plaza de Mayo Annelerinin simgesiydi. Filmde aşağıdaki diyalog geçer:

Savunma: Bir şey daha var. Kadınlar eşarp bağlayamaz.

Mahkeme Başkanı: Onlar Plaza de Mayo Anneleri!

Savunma: Siyasi simgelere izin yok. Hangi renkten, türden, ideolojiden olursa olsun.

Savcı (yanlarına giderek annelere): Davanın önemini anlatmama gerek yok. Hele size hiç yok. Eşarplarınızı çıkarmazsanız duruşmayı engellemek isteyen bir manyak var. Zor bir karar, biliyorum. Bu karar bize değil, size ait. Özür dilerim.

Plaza de Mayo Anneleri duruşmanın selameti için eşarplarını çıkarır.

Duruşmada, işkence görenler, evlatları ve yakınları kaybedilenlerin tanıklıkları dinlenir.

Suçlar yüzlercedir, saymakla bitmez. Binlerce ölüm, kaybedilme, işkence, uçaklardan okyanusa atma... Arjantin büyük acılar yüklenmiş insan hikâyelerinin yaşandığı, toplumda kalıcı hasarlar bırakan acımasız bir cuntanın “av” alanı olmuştur.

Strassera duruşmanın son günü etkili bir konuşma yapar. Geçmişiyle hesaplaşan Arjantin halkı için geçmişin bıraktığı acıların tekrar yaşanmamasını ifade eden bir sözle bitirir.

BİR DAHA ASLA (NUNCA MÁS)    

General Videla ile Amiral Massera müebbete, diğer suçlular Agosti, Viola ve Lambruscini ise çeşitli hapis cezalarına mahkûm edildi. Strassera ve kamuoyu sonuçlardan memnun değildir. Müebbet dışındaki cezalar yeterli görülmez. Savcı temyiz başvurusu için daktilosunun başına geçer ve tuşlara vurmaya başlar. 

Amazon Stüdyoları’nın desteğiyle çekilen film Amazon Prime Video’da izlenebilir.

Aynı dönemi ve vahşeti anlatan izlenmesi gereken önerdiğimiz filmler:

GARAGE OLIMPO (1999) - MARCO BECHIS,

LA HISTORIA OFICAL (1985) - LUIZ PUENZO, 

EL SUR (1988) - FERNANDO SOLANAS,

IMAGINING ARGENTINA (2003) - CRISTOPHER HAMPTON.