KIZILCIK
  • Anasayfa
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kültür-Anma
  • Dergiler
  • Yazarlar
  1. Anasayfa
  2. Siyaset

“Çözüm” değil “mütareke”

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
10 Kasım 2014

ateskes-rszd“Tıkandı”; çünkü “çözüm” değil, mütarekeydi. “Çözüm”den ancak, Türk devleti ile PKK aynı şeyi anladıkları zaman, “süreç” değil, “karar” olarak söz edilebilecektir. Bir süreç olarak çözüm ise, zaten Eruh baskınından beri sürmektedir.

“Çözüm” ile “mütareke” arasındaki farkı, kendilerine mütarekeden bir “yurt” ve “devlet” koparmayı başarmış olan Türkler Kürtlerden daha iyi bilir. Kürtler ise “Mütareke” nedir, bilmezler. Bu nedenle –varsa eğer– bugünkü acemilikleri buna yorulmalıdır.

Bir de şu var: “Kürt halk önderi” olmak şerefli bir iştir fakat “Kürt siyasetçisi” olmak “tedbir” gerektirir. Aksi halde; Seyid Rıza gibi, istişareye gidip dönememek de vardır. Ve yine mesela; Çerkes Ethem “halk önderi”ydi ama M. Kemal ve İsmet İnönü siyasetçiydi. Sonucu biliyoruz.

Devamını oku …

“Darbe” var, darbe var!

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
10 Kasım 2014

tugluk-bw-cropHDP milletvekili Aysel Tuğluk Kürt meselesinin çözümünü “Sekülerlik temelinde bir Türk-Kürt işbirliğinde” gördüğünü açıkladığı için AKP hükümeti ve “liberal” destekçileri tarafından “darbe çağrısı yapmakla” suçlandı. Ayrıca Tuğluk’un görüşünün HDP cenahından rağbet görmediği de anlaşıldı.

Bu şu anlama geliyor: AKP ile PKK’nın başlattıkları islamcı temelde Türk-Kürt işbirliğine dayalı bugünkü “çözüm süreci”nin çözüm getireceğine öylesine iman edilmiş ve bundan başka bir seçenek olmadığı görüşü öyle güçlü ki, hakikaten bu işbirliğine zarar veren her şey hem AKP, hem de PKK açısından, “darbe”dir. Bu durumda doğal olarak Tuğluk’un çağrısı, pişmiş aşa su katmaktan başka bir şey değildir.

Ama burada duralım: Devlet ile toplum özdeşleşmesinin Türkiye örneğine çok az ülkede erişilmiştir. Bu anlaşılmayınca, o çok korkulan “darbe!”nin uzak olmayan bir zamanda gerçekleşeceği ve Erdoğan’ın “benimdir” dediği çözüm sürecinin berhava olacağı da görülememektedir.

Devamını oku …

Süleyman Demirel

Ayrıntılar
Yalçın Yusufoğlu
Siyaset
31 Ekim 2014

demirel-bwSüleyman Demirel’in adına (doğum yeri Isparta İslamköy’de kurulan) “Demokrasi ve Kalkınma Müzesi”  açıldı.

Açılışa pek çok medya mensubu koşa koşa gittiler, tarih öncesinde onun muhalifi olan Aydınlık gazetesi, CHP’li bir milletvekilinin sahipliğinde çıkan Yurt Gazetesi müzenin açılışını selamladılar. Bu vesileyle Süleyman Demirel bol bol methiye aldı. [Kendisine muhalif Demirel’i sevmeyen Tayyip Erdoğan kızar diye törene gitmeyen havuz başının baş dikeni Mehmet Barlas yaz saatinden kış saatine geçiş nedeniyle uçağı kaçırdığını yazdı. Oysa saatler ileri değil, geri alınmıştı. Yani saat değişikliği Barlas’a uçağa yetişmesi için 1 saat kazandırmıştı; hazret saat değişikliğinden ötürü uçağı kaçırdığını söyleyerek gerçek dışı bir mazeretle gülünç duruma düşüyordu.]

Devamını oku …

Cumartesi Anneleri 500. kez Galatasaray’da

Ayrıntılar
Yalçın Yusufoğlu
Siyaset
24 Ekim 2014

cumartesianneleri-bwTayyip Erdoğan onlar için "ne iş yaptıklarını bilmiyorum, Cumartesi anneleri birileri tarafından kullanılıyor." demişti.

O kadınlara (ve tabi ki kadın cinsine)  hiç saygısının olmadığını belli etmişti.

Onlar gözaltına alınıp geri gelmeyen, akıbetleri ailelerine söylenmeyen veya sabah evden çıkıp akşam dönmeyen, yani hiçbir zaman dönemeyen, ölüleri de ailelerine verilmeyen, resmi makamlarca hep “Bilmiyoruz” denilen siyasetle ilgili insanlardı. 12 Eylül rejimi altında veya sonrasında –özellikle Kürtlere karşı– binlerce cinayetin işlendiği, faili meçhul denilen öldürmelerin alıp yürüdüğü 1990’lı yıllarda kamu görevlileri tarafından “kaybedilmişlerdi.”

Devamını oku …

Yeni Türkiye’nin ileri demokratik polis devleti

Ayrıntılar
Yalçın Yusufoğlu
Siyaset
18 Ekim 2014

Tayyip Erdoğan rejiminin Yargı Paketi adı altında Meclis’e sevkettiği kanun tasarısı Emniyet’in ve Adliye’nin cezai yetkilerini ve etkilerini arttırmayı amaçlayan polis devleti yasalarının daha da şiddetlendirilmesidir.

Düşünülenler arasında polisin kişileri savcı ya da yargıç izni olmadan  gözaltına alma ve içeride tutma yetkisi veriliyor, “anayasal düzene karşı işlenmiş suçlar” diye tarif edilen davalarda sanıkları tahliye edilmeden tutuklu yargılaması yasalaştırılıyor –aynı zamanda bu sanıkların para ve mal varlıkların el koyma kararı da getiriliyor ve kitle gösterilerinde suç sayılan fiiller arttırılıyor, cezalar yükseltiliyor. 17-25 Aralık 2013 Tayyip Erdoğan darbesi sonrasında getirilen özel süper yetkili sulh ceza hâkimliklerin her tarafta ihdas edilmesi öngörülüyor.

Ayrıca aynı “makul şüphe ” tanımıyla yurttaşların dinlenmesi ve izlenmesi genişletiliyor. Yani polis devletinin özelliklerinden olan hafiyelik güçlendiriliyor, Tayyip Erdoğan Esad rejimine çata çata onun Muhaberat rejimini taklit ediyor.

Devamını oku …

Rojava’da kanton hükümetleri

Ayrıntılar
KIZILCIK
Siyaset
5 Ekim 2014

Batı Kürdistan’da üç yörede Özerk Kanton ilan edilmişti. Bunlardan sonuncusu olan Afrin Kantonu’nun Başkanı kadındır ve Kürttür. Başkan Yardımcısı Hamid Abdullah ise Araptır. Rojava kantonları hakkında fikir edinebilmek için Ajansa Nûçeya a Fıratê (Fırat Haber Ajansı) muhabiri Seyit Evran’ın Şubat 2014’te onunla yaptığı (ve worldpress.com’da yayınladığı) söyleşiyi bulacaksınız.

   Metni “tampon bölge” adı altında işgal etmek isteyen militarist emeller konusundaki yazının tamamlayıcısı olsun diye çevirdim. (Yalçın Yusufoğlu)

Mustafa Abdullah Arap Amirati aşiretine mensup. Cindires’e bağlı Babelüta köyünde doğmuş. Kırk yıldır Afrin’de yaşıyor. Teknoloji Meslek Lisesi Üretim Mühendisliği bölümü mezunu, evli ve beş çocuk babası.

Rojava halkı hükümet biçimi olarak kanton modelini seçti. Neden böyle bir tercih yaptınız?

Suriye’de yaşayan Araplar, Kürtler, Ermeniler, Asuriler, Aramice konuşan Suriye Ortodoksları, Türkmenler, Çeçenler, diğer halklar ve azınlıklar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunuyorlar. Çünkü egemenler Suriye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için halkları, kültürleri ve inanç gruplarını birbirlerine karşı kullanıyorlar. Suriye devrimi adına başlayan gelişmeleri bu nedenle saptırmak istediler. Çeteleri bu nedenle desteklediler, Rojava ve Suriye’deki halklar bu nedenle tehlike altındalar. Özerk Kantonlar ilan etmemiz bu tehlikeyi bertaraf etmek içindir. Böylece Suriye’de farklı halkların, kültürlerin, inanç gruplarının barış ve kardeşlik içinde demokratik olarak bir arada yaşamalarının hâlâ mümkün olabileceğini göstermek istiyoruz. Aradan henüz kısa bir zaman olduğu halde, her gün yeni bu yolun en doğru ve en gerekli yol olduğunu açıkça kanıtlıyor. Kantonlarımızda ve Suriye’de yaşayan bütün halkları bu tehlikeden korumak amacındayız. Ve başaracağımıza inanıyoruz.

Devamını oku …

Asıl hedef IŞİD değil, Rojava’nın işgali

Ayrıntılar
Yalçın Yusufoğlu
Siyaset
5 Ekim 2014

Pek çok kimse soruyor: Tayyip Erdoğan neden bu kadar keskin çark etti de, IŞİD aleyhine konuşmaya başladı. Kimisi New York’ta Obama “sopayı gösterdi de ondan” diyor. Belki öyledir. Barack O. daha önce beysbol sopası elinde görüşmüştü. Kimisi ise onun gibi konuşuyor: Artık rehineler serbest de, ondan diyor.

Fakat dikkat edilirse, Tayyip Erdoğan’ın da, yamağı Davutoğlu’nun da en çok lafını ettiği husus “Tampon bölge” oluşturmak. Tayyip Erdoğan ayrıca havadan vurmak yetmez, mutlaka karadan askeri müdahale lazım, “Türk Silahlı Kuvvetleri bugünler için var” diyerek ısrarla askeri müdahale vurgusu yapıyor. O ve benzer ağızlar 2 Ekim’de Meclis’e savaş tezkeresinin sevk edileceğini söylüyorlar.

Bütün o lafların tek bir anlamı vardır: Anadilde kısaca Rojava olarak adlandırılan Batı Kürdistan’a Tayyip Erdoğan önderliğinde Türk militarizmi –Işid’le savaşmak görünümü altında– müdahale etme emelinde, hatta kararlığında. Bu niyete şimdiye dek sadece Kılıçdaroğlu itiraz etti.

Devamını oku …

İmperium

Ayrıntılar
Halim Togan
Siyaset
29 Eylül 2014

us-strikes-cropIŞİD, ABD yaratığı kukla bir terör örgütü mü? Bal gibi bir terör örgütü ama, ABD yaratığı bir kukla örgüt değil. Bir dünya realitesi. İslam’dan bir kesit. İslam’da kafalar karışık, niyetler muhtelif, hedefler çapraşık. Bu IŞİD gibileri de çıkıyor içinden. Ne İslam işte budur demek doğru, ne de bu İslam olamaz, bu adamlar müslüman değil demek doğru. Öyleyse “Bu IŞİD’i olsa olsa ABD kendisi icad ve imal etmiştir” demek yanılgının ve hamakatin en büyüğüdür!

24 yıl önce ilk Körfez savaşı başlarken zamanın ABD yönetimi dünyaya yeni bir ad taktı: Yeni Dünya Düzeni dedi. IŞİD, yenisiyle eskisiyle o dünya düzeninin bir realitesidir. IŞİD’i Suriye’ye ve Irak’a, Ortadoğu’ya getirenin ABD-CIA olduğuna dair şehir efsanesi, dünyayı da İslam’ı da IŞID’i de zerre kadar anlamayanların demagojik zırvası ama, ABD işte yine bir kez daha Irak’ta ve üstelik nihayet bir de Suriye’de, yani Ortadoğu’da. Birilerini bu defa IŞİD’den “kurtarmak” için uçaklarıyla terör estiriyor. Ortadoğu’da işi bitmedi çünkü. Bitmeyecek de.

Devamını oku …

HDP ve muhalefet

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
27 Eylül 2014

Selahattin Demirtaş’ın C.Başkanlığı seçiminde aldığı yüzde 10 oyu HDP aldı varsayarsak, arkasından; HDP’yi tüm Türkiye için ‘birleşik sol muhalefet partisi’ yapabilir miyiz sorusu gelir, nitekim geldi de.

Ancak tartışma yanlış yerden; “Türk solunun Kürt siyasi hareketiyle ilişkilerinden” başladı. Yanlışa iki örnek; iki HDP’liden geldi. Erdal Kara ÖDP’yi HDP’nin içine gelmeye çağırırken, Kenan Kalyon Metin Çulhaoğlu’na (HDKP), “HDP ile ‘komşuluk’ yapmanın esasları”nı anlattı.

Erdal Kara’nın ÖDP’ye dediğine bakın: “HDP yaklaşık yüzde 10 oy aldı. Hangi söylemle? Dün kimi ÖDP’li dostlarımızın savundukları söylemle. O zaman sorun ne? Sorun şu: Kimi ÖDP’li dostlarımız ‘her yerden gelenlerle’ buluşmak istiyor. Lakin bu her yerden gelenlerin arasında Kürtler olmasın diyor… Yüzde 10’a yakın oy alınıp bir cazibe merkezi oluşuyor, bu cazibe merkezinin çekim gücü belli ki ÖDP tabanını da etkiliyor… Gelin HDP’ye. Gelirseniz sizinle benzer eleştiriler yapabileceğimizi biliyoruz. Lakin HDP’nin içinde olup yapılan eleştirilerle dışında kalarak yapılan eleştirilerin iki ayrı dünya olduğunu bilmenizi istiyoruz. Biri HDP’yi sola çekmek için yapılan eleştiridir, diğerinden sosyal şovenizmin kesif kokusu yükseliyor.”

HDP, Türk sosyalist solundan bir kesimin katılmasıyla kurulmuş bir Kürt partisidir. Bu gerçeklik laf cambazlıklarıyla örtülemez, dolayısıyla HDP’yi ‘birleşik sol muhalefet partisi’ olarak büyütüp güçlendirmek isteyenlerin bu somut gerçeklikten yola çıkarak “yaratıcı” ve “birleştirici” bir çizgide olmaları gerekir. HDP’nin içini ‘enternasyonalist dayanışma’ ve dışını ‘sosyal şovenizm’ olarak gören bir anlayışla Türkiye’de birleşik sol bir muhalefet hareketi yaratılamaz. Türk sosyalist solcuları “Kürt siyasi hareketiyle ilişkilerin” nasıl olması gerektiğini aşağı yukarı 25 yıl tartıştılar. Tartıştıkça bölündüler. Yeniden ve yine aynı biçimde tartışılması HDP’yi ‘birleşik sol muhalefet partisi’ yapmaz. Aksine; olacağı varsa, engeller.

Devamını oku …

Suçlu kurtarıcılık tasladı

Ayrıntılar
Yalçın Yusufoğlu
Siyaset
27 Eylül 2014

Şimdiki adı İslam Devleti olan Işid’in Musul’da tutsak aldığı T.C. Başkonsolosluğu personelini serbest bırakması Tayyip Erdoğan rejimi tarafından topluma zafer edasıyla sunuldu. Rejimin başı daha da ileri giderek "rehinelerin OPERASYONLA kurtarıldığını" iddia etti. Ama ondan başka operasyon lafını kullanan olmadı. Davutoğlu “temas” dedi. Bülent Arınç da. Fakat tahrifat yapmaya çok alışkın olan bir zihin asker-polis (silah) terimi olan “operasyon” (=harekât) ile “kurtarmak” sözcüklerini yan yana getirme kurnazlığında asla beis görmemiştir.

TUTSAK ALINMADILAR, TUTSAK VERİLDİLER

Böylece kendisinin ve o zamanki Dışişleri Bakanı’nın Konsolosluk çalışanlarını göz göre göre Işid’e teslim etmek gafletiyle işlediği suç büyük bir pişkinlikle başarı propagandasına dönüştürüldü.

Her şey toplumun gözü önünde cereyan etiği halde suçlu kendisini muzaffer kumandan ilan etti.

Böyle olmasında Tayyip Erdoğan şakşakçısı medyanın önemli payı var. Böyle bir medya rejimin emrinde olduğu müddetçe, siyahı beyaz göstermek mümkündür, mümkün ne kelime, işten bile değildir.

Devamını oku …

  1. Yeni Türkiye
  2. İş katliamı
  3. Bu mu Milli İrade?
  4. Beyoğlu, Cihangir ve HDP
  5. Sosyaldemokrat CHP!

Sayfa 40 / 44

  • 35
  • 36
  • 37
  • 38
  • 39
  • 40
  • 41
  • 42
  • 43
  • 44

Diğer bölümler

  • Hayat Ağacı
  • Polemik
  • Belge

Çok okunan yeni yazılar

  • KAPİTAL mi, MUKADDİME mi?
  • Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve görüşleri
  • İttihatçı düşmanlığı anlamsız değildir
  • Liberaller
  • Dünya Barış Günü ve komisyondan beklentiler

© KIZILCIK 2000–2026. Tüm hakları saklıdır. · Hakkımızda