KIZILCIK
  • Anasayfa
  • Siyaset
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Kültür-Anma
  • Dergiler
  • Yazarlar
  1. Anasayfa
  2. Siyaset

İmperium

Ayrıntılar
Halim Togan
Siyaset
29 Eylül 2014

us-strikes-cropIŞİD, ABD yaratığı kukla bir terör örgütü mü? Bal gibi bir terör örgütü ama, ABD yaratığı bir kukla örgüt değil. Bir dünya realitesi. İslam’dan bir kesit. İslam’da kafalar karışık, niyetler muhtelif, hedefler çapraşık. Bu IŞİD gibileri de çıkıyor içinden. Ne İslam işte budur demek doğru, ne de bu İslam olamaz, bu adamlar müslüman değil demek doğru. Öyleyse “Bu IŞİD’i olsa olsa ABD kendisi icad ve imal etmiştir” demek yanılgının ve hamakatin en büyüğüdür!

24 yıl önce ilk Körfez savaşı başlarken zamanın ABD yönetimi dünyaya yeni bir ad taktı: Yeni Dünya Düzeni dedi. IŞİD, yenisiyle eskisiyle o dünya düzeninin bir realitesidir. IŞİD’i Suriye’ye ve Irak’a, Ortadoğu’ya getirenin ABD-CIA olduğuna dair şehir efsanesi, dünyayı da İslam’ı da IŞID’i de zerre kadar anlamayanların demagojik zırvası ama, ABD işte yine bir kez daha Irak’ta ve üstelik nihayet bir de Suriye’de, yani Ortadoğu’da. Birilerini bu defa IŞİD’den “kurtarmak” için uçaklarıyla terör estiriyor. Ortadoğu’da işi bitmedi çünkü. Bitmeyecek de.

Devamını oku …

HDP ve muhalefet

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
27 Eylül 2014

Selahattin Demirtaş’ın C.Başkanlığı seçiminde aldığı yüzde 10 oyu HDP aldı varsayarsak, arkasından; HDP’yi tüm Türkiye için ‘birleşik sol muhalefet partisi’ yapabilir miyiz sorusu gelir, nitekim geldi de.

Ancak tartışma yanlış yerden; “Türk solunun Kürt siyasi hareketiyle ilişkilerinden” başladı. Yanlışa iki örnek; iki HDP’liden geldi. Erdal Kara ÖDP’yi HDP’nin içine gelmeye çağırırken, Kenan Kalyon Metin Çulhaoğlu’na (HDKP), “HDP ile ‘komşuluk’ yapmanın esasları”nı anlattı.

Erdal Kara’nın ÖDP’ye dediğine bakın: “HDP yaklaşık yüzde 10 oy aldı. Hangi söylemle? Dün kimi ÖDP’li dostlarımızın savundukları söylemle. O zaman sorun ne? Sorun şu: Kimi ÖDP’li dostlarımız ‘her yerden gelenlerle’ buluşmak istiyor. Lakin bu her yerden gelenlerin arasında Kürtler olmasın diyor… Yüzde 10’a yakın oy alınıp bir cazibe merkezi oluşuyor, bu cazibe merkezinin çekim gücü belli ki ÖDP tabanını da etkiliyor… Gelin HDP’ye. Gelirseniz sizinle benzer eleştiriler yapabileceğimizi biliyoruz. Lakin HDP’nin içinde olup yapılan eleştirilerle dışında kalarak yapılan eleştirilerin iki ayrı dünya olduğunu bilmenizi istiyoruz. Biri HDP’yi sola çekmek için yapılan eleştiridir, diğerinden sosyal şovenizmin kesif kokusu yükseliyor.”

HDP, Türk sosyalist solundan bir kesimin katılmasıyla kurulmuş bir Kürt partisidir. Bu gerçeklik laf cambazlıklarıyla örtülemez, dolayısıyla HDP’yi ‘birleşik sol muhalefet partisi’ olarak büyütüp güçlendirmek isteyenlerin bu somut gerçeklikten yola çıkarak “yaratıcı” ve “birleştirici” bir çizgide olmaları gerekir. HDP’nin içini ‘enternasyonalist dayanışma’ ve dışını ‘sosyal şovenizm’ olarak gören bir anlayışla Türkiye’de birleşik sol bir muhalefet hareketi yaratılamaz. Türk sosyalist solcuları “Kürt siyasi hareketiyle ilişkilerin” nasıl olması gerektiğini aşağı yukarı 25 yıl tartıştılar. Tartıştıkça bölündüler. Yeniden ve yine aynı biçimde tartışılması HDP’yi ‘birleşik sol muhalefet partisi’ yapmaz. Aksine; olacağı varsa, engeller.

Devamını oku …

Suçlu kurtarıcılık tasladı

Ayrıntılar
Yalçın Yusufoğlu
Siyaset
27 Eylül 2014

Şimdiki adı İslam Devleti olan Işid’in Musul’da tutsak aldığı T.C. Başkonsolosluğu personelini serbest bırakması Tayyip Erdoğan rejimi tarafından topluma zafer edasıyla sunuldu. Rejimin başı daha da ileri giderek "rehinelerin OPERASYONLA kurtarıldığını" iddia etti. Ama ondan başka operasyon lafını kullanan olmadı. Davutoğlu “temas” dedi. Bülent Arınç da. Fakat tahrifat yapmaya çok alışkın olan bir zihin asker-polis (silah) terimi olan “operasyon” (=harekât) ile “kurtarmak” sözcüklerini yan yana getirme kurnazlığında asla beis görmemiştir.

TUTSAK ALINMADILAR, TUTSAK VERİLDİLER

Böylece kendisinin ve o zamanki Dışişleri Bakanı’nın Konsolosluk çalışanlarını göz göre göre Işid’e teslim etmek gafletiyle işlediği suç büyük bir pişkinlikle başarı propagandasına dönüştürüldü.

Her şey toplumun gözü önünde cereyan etiği halde suçlu kendisini muzaffer kumandan ilan etti.

Böyle olmasında Tayyip Erdoğan şakşakçısı medyanın önemli payı var. Böyle bir medya rejimin emrinde olduğu müddetçe, siyahı beyaz göstermek mümkündür, mümkün ne kelime, işten bile değildir.

Devamını oku …

Yeni Türkiye

Ayrıntılar
Haluk Gerger
Siyaset
22 Eylül 2014

Bugünün iktidar sahiplerinin dillendirdiği “Yeni Türkiye” olgusu bir gerçekliğe işaret ediyor. Kuşkusuz henüz tamamlanmamış bir gidişten söz ediyoruz ama sürecin ilerlediği de kesin. “Yeni Türkiye”nin mimarlarınca çok mesafe katedildi. İnşasının bütünüyle tamamlanmasının kansız yolu, AKP iktidarının 2015 seçimlerinde bir biçimde anayasayı değiştirebilecek bir parlamento tablosunu oluşturabilmesiyle açılacak. Çatışmacı yol ise, her türden, yasal-siyasal-sosyal vb., düzenlemelerle, olupbittilerle, yeniyi, bu etapta bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duymaksızın fiilen dayatmak. “Yeni Türkiye”ciler “eski TC”den müşteki olanlara ve onun enkazı üzerinden daha geniş kesimlere bir seçenek sunuyorlar ve toplumun önemli bir bölümü bunu kabul ediyor. “Eski TC” giderek bir seçenek olmaktan çıkarken, Kürtler ve bir kısım “Sol”, “radikal demokrasi/demokratik cumhuriyet” projesiyle muhalefet boşluğunu doldurmaya çalışıyorlar ama henüz bu gidişatı durdurmaya yetecek durumda değiller. Bugün seçenek oluşturabilecek güçte bir devrimci-sosyalist muhalefetten de sözetmek mümkün değil. Emperyalizmden kaynaklanan desteklerini ve silahlı-silahsız bürokrasi payandalarını büyük ölçüde yitirmiş “Eski”nin “Kemalist-Ulusalcı-Faşist” defans bloğunun durumunun da pek parlak olmadığı ayrıca belirtilmeli.

Tüm bu nedenlerle gidişatı, henüz tamamlanmamış olsa da, ciddiye almak gerek.

Yukarıda özetlenen tablo uyarınca yapılması gereken, öncelikle, “Eski” ile “Yeni”nin iyice tanımlanması. Nereden nereye doğru gidildiğini kavrayabilmek için ilk yapılması gereken bu.

Devamını oku …

İş katliamı

Ayrıntılar
KIZILCIK
Siyaset
14 Eylül 2014

TOMA ambülanstan önce geldi.

Son günlerin olayı ne CHP Kurultayı, ne Tayyip Erdoğan’ın Cardiff’te yaptığı ikili görüşmelere ait beyanları idi. Devletin ve işverenlerin “iş kazası” dedikleri, emek savunucularının ise “iş cinayeti” olarak niteledikleri on inşaat işçisinin ölmesiydi, Soma’da söylediğimiz gibi cinayet toplu işlendiğine göre, “iş katliamı”ydı. Söz konusu olan insan hayatıydı. Kaybedilen on candı. Ama o insanların aileleri ve sevenleri dışında kayıplar can yakmadı. Ahmet Davutoğlu onları şehitlik mertebesine yükseltti, ruhlarına Fatiha okudu.

Ölenleri şehit ilan etmek politikacının işi değil, din adamının da değil. İnanışa göre Rûz-ı Mahşerde adalet dağıtılırken şehadet belli olacak, yani sıkı dindar geçinen Davutoğlu’nun inancı çürük, ölenleri şehit ilan ederken politika yapıyor. Güya ölenlerin ailelerini teselli ediyor ve varislerine dul ya da yetimlerin yararlandıklar imkânları sağlıyor. Kan parasıyla olayı kapatıyor.

O kadar.

Devamını oku …

Bu mu Milli İrade?

Ayrıntılar
Halim Togan
Siyaset
6 Eylül 2014

Partiler üstü bir komplo ve tezgâhla ve Evren Cuntası’ndan devralınan %10 seçim barajı sayesinde milyonlarca yurtdaşın oyu başka partilere verilmişken senin hanene yazılarak tek başına iktidar yapsınlar seni, ondan sonra sen “AB’ye üye oluyoruz! İleri demokrasiye yürüyoruz!” vaveylasıyla ve asker vesayetini bitiriyorum türünden enayi dolmalarıyla akıl fukarası liberalleri ve Yeni Dünya Düzeni koşullarında yeni maişet ve kariyer imkanlarını otuz yıllık inançlarından birkaç ay içinde vazgeçip liberallerin safına katılmakta gören DÖNÜK sosyalistleri, komünistleri ve cümle kaşarlanmış Marksizm allamelerini arkana al; fütursuzca sürdürdüğün mezhepçi kara propaganda ve kadrolaşma ve o arada kendinden önceki yıllara dair tarihi temelden tümüyle yoksun, düpedüz yalan ve iftiraya dayalı tezvirat kampanyasıyla ve 12 yıl iktidarda olmanın bin türlü maddi imkanını iyisiyle kötüsüyle seferber ederek sağladığın seçmen desteği ile Özel Yetkili Mahkeme adı altında eskinin menfur DGM’lerini devreye sok, Fethullahçı polisler, savcılar ve yargıçlarla orduya (özellikle Deniz Kuvvetleri’ne!) NATO’nun nezareti altında kumpas kur, asker vesayetini kendi nüfuz alanın içine dahil et; Kanun Hükmünde Kararnameler yetmeyince “temel kanun” diyerek birçok önemli, kritik yasa tasarısı üzerinde parlamento inisiyatifini ve denetimini asgari düzeye indir, “torba yasa” denilen üç kağıtçı aşağılık uygulamayı normal yasama işlevine çevir; bütün bunları gerçekleştirmek için Meclis’teki çoğunluk grubunu (emir ve talimatlarına herdaim amade kapı kullarını) ve bütün bu dalaverelerini deftere yazıp da hiç birine görevi gereği itiraz etmeyen C.Başkanı olacak şahsı bunca yıl ülke halkının başına bela et ve sonra birdenbire hem bunca marifeti ve günahı birlikte işlediğin “Pensilvanya” ile arayı bozup her suçu ve günahı onun üzerine yıkarak vesayetçi ordunun emeklisinden muvazzafına kadar içerde ve dışardaki tüm generallerine hulus çak, hem de Partiyi birlikte kurup yedi yıl önce Cumhur Başkanı yaptığın Çankaya’daki“kardeşin”i sefil bir Ali Cengiz oyunuyla likide ederek tek başına yoluna devam et... ki başın göğe ersin!

Devamını oku …

Beyoğlu, Cihangir ve HDP

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
30 Ağustos 2014

gokkusagi-bw-cropKCK başkanı Cemil Bayık HDP’nin “Beyoğlu’ndakilerden kurtulması” gerektiğinden söz etti. “Beyoğlu’ndakiler”in, Cihangir’de oturanlar olduklarını; HDP İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den öğrendik. HDP’nin Cihangir’de oturan iki milletvekili var: Ertuğrul Kürkçü ve Sırrı Süreyya Önder. Demek ki HDP’nin bu iki milletvekilinden kurtulması gerekiyormuş.

Peki ama neden? Sırrı Süreyya bu soruya, “eşcinselleri” ima eden bir yanıt verdi. Buna göre Cemil Bayık, HDP’nin “eşcinseller”den kurtulmasını istemiş oluyor!

Devamını oku …

Sosyaldemokrat CHP!

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
30 Ağustos 2014

altiok-bwEleştiriler, akıl vermeler, şevklendirmeler... CHP hakiki manada sosyaldemokrat olmalıymış, Türkiye’nin ihtiyacı buna imiş. Bunlar boş laf. CHP sosyaldemokrat olursa ne olacakmış? Sanki hiç sosyaldemokrat görmedik.

Kongresi var ya... CHP’den; “AKP’nin ekonomik mucizesine” seçenek üretmesi isteniyor. Bu olabilir. AKP’ye ekonomik seçenek üretmek için Oğuz Oyan olmaya hiç gerek yoktur. Bıçkın siyasetçi olmak yeterlidir.

AKP’ye ve onun seçtiği cumhurbaşkanına “hırsız” demek artık para etmiyor. Para eden işlere bakmak lazım. Bunun için sosyaldemokrat olmak gerekmez.

Devamını oku …

HDP’nin oyları ve Türkiyelileşme

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
30 Ağustos 2014

hdp-bw-crop-rszC. Başkanlığı seçimini azılı bir “sağcı” ve “gerici” R. Tayyip Erdoğan kazandı. Bir başka “sağcı” ve “gerici” olan CHP ve MHP’nin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu kaybetti. Kazanan da, kaybeden de demokrasi düşmanı, emekçi düşmanı, ve hatta halk düşmanı.

C.Başkanlığı seçiminde bir üçüncü aday yoktu. HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş vardı ama o başka bir şeye adaydı. Bu nedenle HDP’yi ve Selahattin Demirtaş’ı C. Başkanlığı seçiminden “ayrı bir olay” olarak değerlendirmek gerekir.

Şöyle bakabilirsiniz: Kazara seçimi Selahattin Demirtaş kazansaydı, C.Başkanlığı makamı kendisine verilir miydi? Elbette verilmezdi. Türk devlet ve siyasetini zerre kadar bilenler bunu da bilir.

Devamını oku …

Kemalist devletin kendiyle yüzleşmesi: Tayyip

Ayrıntılar
Hüseyin Hasançebi
Siyaset
30 Ağustos 2014

erdogan toren-bw-cropKemalizm yerli yerindedir ve yeri devlettir. Kemalist devletin “katı ve despot” olduğu söylenir, yanlıştır. Sana despottur, ama kendine esnektir; bir gecede kılık değiştirir, tanınmaz olur ve sen “yeni” diye bakarsın! Akşam liberal sağcı Menderes’tir, sabah sol devletçi C.Gürsel olur. Askerken Evren, sivilken Özal’dır. Bugün “yenilenmiş”, Tayyip olmuştur.

“Tayyip’in nesi yenidir?” sorusu abestir. Kemalist devlet kendiyle yüzleşmiş, Tayyip Erdoğan olmuştur.

Devamını oku …

  1. AKP fallokratları Ceyda Karan’a saldırdılar
  2. C. Başkanlığı seçimi
  3. Oylarla ahlâksızlığın kitleselleşmesi
  4. Tayyip Erdoğan rejiminin Yargıdaki yıkımı
  5. Maalesef Ermeni iki gazeteci

Sayfa 41 / 45

  • 36
  • 37
  • 38
  • 39
  • 40
  • 41
  • 42
  • 43
  • 44
  • 45

Diğer bölümler

  • Hayat Ağacı
  • Polemik
  • Belge

Çok okunan yeni yazılar

  • Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve görüşleri
  • İttihatçı düşmanlığı anlamsız değildir
  • Liberaller
  • “Ulusalcılık”
  • Bir tanıklık: Tatar Nihat

© KIZILCIK 2000–2026. Tüm hakları saklıdır. · Hakkımızda