- Ayrıntılar
- Yalçın Yusufoğlu
- Siyaset
Son katliam, ihtirası uğruna her şeyi yapacak, her türlü melanete başvuracak tıynette olan politikacının ülkeyi hangi badirelere sürükleyebileceğinin, memleketi nasıl da kan gölüne çevirebileceğinin yadsınamaz bir kanıtını oluşturdu.
20 Temmuz 2015 tarihini belleğimize kazıdık. Pirsûs (Suruç) ilçesinin Amara Kültür Merkezinde konuk olan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu mensubu 300 gence yapılan toplu katliam saldırısında 30’u aşkın insan hayatını kaybetti.
O gençler Kobanê’ye insani yardım malzemesi, çocuk oyuncakları götürmek ve orada bir çocuk parkı ile kütüphane yapmak için bir araya gelmişlerdi.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
TÜSİAD istemişse akan sular durur. Toplumun bütün siyasal ve sınıfsal kuvvetleri gözünü CHP-AKP koalisyonuna dikti. Büyük koalisyon kutuplaşmayı önleyecek, gerilim düşürecek, sosyal barışı getirecek, ekonominin üzerinde dolaşan kriz bulutlarını dağıtacak, Türkiye nefes aldıracak!...
İstemiyoruz. BEN-BİZ-LER; günün anlam ve önemine en uygun ve en kolay kurulacak koalisyon olacağı için, asla olmazmış ve bugünün siyasi tablosundan katiyyen çıkmazmış gibi görünen HDP-AKP koalisyonu istiyoruz.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Basitleştirelim:
Avrupa Birliği’ni medeniyetin mabedi sayan Syriza solu Avrupa Birliği tarafından iğfal edildi. Bizim HDP’miz ve ÖDP’miz Syriza’yı kardeş parti ilan etmişlerdi, bu nedenle çok üzüldük.
“BİZ’ler!” ne der bilmiyorum ama,
Finansal kriz Yunanistan’da, “Yunan milliyetçiliğini” de büyük ölçüde karşılayan Syriza solunu “apar-topar” iktidara taşıdı ve sonucu gördük. Avrupa Birliğini adeta tapınak gibi kutsayan Syriza solu bizzat Avrupa Birliği tarafından iğfal edildi.
- Ayrıntılar
- Yalçın Yusufoğlu
- Siyaset
Tayyip Erdoğan’ın erken seçim politikası artık belli oluyor. Havuz basını çığırtkanlık yapıp duruyor.
Başbakanı atamayı önce geciktirdi, şimdi koalisyon labirentlerini deneyecek. Belli ki kendisine oy verememiş olan, ama verebileceğini düşündüğü seçmeni usandırmak niyetinde. Kimi seçmen partilere “yeter artık” diyecek, kimisi “ne haliniz varsa görün” diye bezecek, parsayı Saray toplayacak. Niyet bu.
İzleyeceği mugalata kimsenin meçhulü değil. “Bakın gördünüz, çoğunluk AKP’de olmayınca memleket yönetilemiyor” diyecek, sanki kendisi oyunun başında değilmiş gibi, partilerin anlaşıp koalisyon kuramadıklarını söyleyecek.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
C. Başkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin Kürt meselesi kalmamıştır” demişti.
Kürt meselesini yurtdışına atmak anlamındaysa, söz doğrudur.
Kürt sorununun siyasal taşıyıcısı PKK ise, PKK sorunu yurtdışına çıkarmıştır. Sorun artık Kandil’de ve Rojava’da cereyan etmektedir. Türk devleti açısından sorun “ihraç edilmiş”tir.
Kürt sorunu yurtdışına çıkmışsa, orada yaşanıyorsa, oradan yönetilmelidir.
- Ayrıntılar
- Yalçın Yusufoğlu
- Siyaset
İslam Devleti katillerinin Kobanê’ye yaptıkları son saldırıda Berx Botan köyünü savunurken ağır yaralanan ve götürüldüğü hastanede ölen YPG gerillası Cemil Encü’nün bedeni Mürşidpınar sınır kapısında ailesi tarafından alınarak Riha (Urfa) Adli Tıp Kurumuna götürüldü, orada yapılan otopsi sonrasında kalabalık bir kitle cenazeyi Roboski köyüne götürdü.
Cemil Encü 28 Aralık 2011 de Türk savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürülen 34 kişinin mezarlarının yanına gömüldü.
- Ayrıntılar
- Yalçın Yusufoğlu
- Siyaset
Ramazan gelince her akşam bir iftar vesilesiyle TV kanallarını meşgul etme vesilesi bulan Tayyip Erdoğan “Bedeli ne olursa olsun Suriye’nin kuzeyinde bir devlete asla izin vermeyeceğiz” dedi..
“Bedeli ne olursa olsun” lafı ile “asla” vurgusu yan yana gelince politikacının ağzında büyük lokma haline geliyor. Hemen söyleyelim ki, onun “bedel” dediği şey her şeyden önce insan hayatıdır. Ya o hayatın tümden sona ermesidir ya da kolunu, bacağını, gözünü yitirip kötürüm yaşamaya mahkûm edilmesidir. Ankara’da oturan savaş efendilerine ise hamasiyat düşmektedir. Sarayın havuz basınında savaş çığırtkanlığı apaçık belli oluyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
HDP seçim barajını aşmayı hedeflemişti.
Oy verdik, kazandı.
Biz ne kazandık?
Henüz hiç bir şey...
Ama kazanacağız.
Nasıl ve ne zaman?
- Ayrıntılar
- Yalçın Yusufoğlu
- Siyaset
Para hırsızlığını biliyorduk, oto hırsızlığını biliyorduk, mücevher hırsızlığını biliyorduk, hatta Western filmlerinden at hırsızlığını bile biliyorduk, fakat milletvekili hırsızlığını Kenan Evren, Turgut Özal, şimdi de özellikle Tayyip Erdoğan sayesinde gördük.
AKP yöneticisi bakanlar yatıp kalkıp “HDP barajı geçmesin” diye demeç üstüne demeç veriyorlar. Belki her namazdan sonra dualarına HDP oylarını da ekliyorlardır.
Onlar hırsızlıkla, çalıp çırpmayla dini inançlarını bağdaştırdıklarına göre, rakip partiden milletvekili çalmayı İslamda neden meşrulaştırmasınlar?
- Ayrıntılar
- Yalçın Yusufoğlu
- Siyaset
Mevcut rejim Yargının altını üstüne getirdi, bütün kuralları ve kurumları eğdi, büktü, kendine benzetti. 12 Eylül 2010 Referandumunu yapmakla eline geçirdiği olanakları tepe tepe kullandı, daha da kullanacak.
HSYK denilen kurumun 1. Derece hâkim ve savcılar tarafından seçimle oluşturulmasını öngören Anayasa değişikliğini getirenler bugünleri görerek, bilerek o maddeyi koymuşlardı. Onların 5 yıl önce gördüklerini, yani o maddenin ne işe yarayacağını, şimdi Anayasaya değişikliklerine “Evet” oyu vermiş olanlar da görüyorlar.