- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Osmanlı Ermeni Olayı nedir?
Karşılıklı çatışmadır, tehcirdir, kitlesel katliamdır, soykırımdır vs…
Bunların her biri farklı şeydir,
Soykırım ise bambaşkadır.
Türkiye’de Osmanlı Ermeni Olayı’na “soykırım” deme yarışı var,
daha çok da solcularda…
- Ayrıntılar
- Ömer Faruk Uslan
- Siyaset
Herkes “Hile!” diye bastırıyor.
YSK “Yok!” diyor.
Var mı yok mu tartışması sürüyor.
Hilesiz seçim mi olurmuş?
Menderes, 1957 seçimini sandıkta kaybetmiş ama sayımda kazanmıştı.
Hile’nin çok da zor yapıldığını anlatmak için ayrıca;
“Allah bana bir daha o geceyi yaşatmasın” demişti.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Referandumu C. Başkanı Erdoğan kazandı.
“Hile” yaptı, yapmadı, o ayrı şey.
İktidarda olmasaydı kazanamazdı.
Bu başka bir şey.
Referandum sonucunu YSK’dan önce bilmesi ve
“Ben kazandım” diye açıklaması “iktidarda olmasıyla mümkündür ve
meseleyi” anlamak için kâfidir.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Referandum’dan %49 Hayır çıktı.
Güzel.
Türkiye solu topyekûn Hayır dedi.
Bu da güzel.
Evetçiler bu iş bitti, “atı alan Üsküdar'ı geçti” dediler.
Doğrudur.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP il başkanı Diyarbakır’da şu mealde bir afiş astı: “’Evet’, Şeyh Said’in Ruhu’na duadır.”
Hayırcı tarafın ulusalcı, cumhuriyetçi, kemalist, aydınlanmacı takımından büyük tepki geldi:
“İngiliz ajanı Şeyh Said’in ruhuna fatiha…ha!...”
Hayırcı bilinen HDP’nin milletvekili Altan Tan dayanamadı, kemalistlere şu cevabı verdi:
“Şeyh Said’e ‘İngiliz ajanı’ diyen İttihatçı kalıntısı alçakların asıl kendileri İngilizlerle anlaşarak Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye ettiler.”
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye bölünmemeli.
Referandum “evet” derse bölünecek.
Türkler veya Türkçe Kürdü asimile edemedi.
Çünkü Hoybun’cular uyandırmıştı...
Diline senden daha çok düşkündü...
Batılılaşmıştı, burjuvalaşmıştı, Fransızlaşmıştı.
İyi ama diyeceksin, “Kürtler de çekip gitmedi.”
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Referandum yaklaştıkça, bir yandan “hayır” ve “evet” blokları ayrışırken diğer yandan önemli sayıda bir kesimin kafa karışıklığı devam etmekte. Normal olarak tarafların sözcülerinin açıklamaları ve kampanyaların etkisiyle bu kesimin günden güne azalması gerekirken öyle görünüyor ki bu sefer durum farklı. Kararsızların sayısında azalma bir yana, artışın olduğu bile söylenebilir.
Kararsızların sayısının belli bir oranda sabitlenmesinin nedeni ne olabilir? Öncelikle şunu söyleyebiliriz: Referandum konusu olan Anayasa maddelerinin içeriği bu kararsızlığın nedeni olamaz. Çünkü kararsızların bu maddelerin içeriği konusunda herhangi bir soruları, ya da açıklanmasını bekledikleri önemli bir bilgi eksikliğinden söz edilemez.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Düz hesap; şöyle deniyor:
“Türkiye-Avrupa kavgası var!”
“Türkiye” kim, “Avrupa” kim; böyle şeyler mi vardır?
Kavga siyasi değil, çünkü; AKP Avrupa Merkez Demokrat Enternasyonali üyesidir,
Rutte’nin liberal, Merkel’in hristiyan demokrat partisinin “kardeşi”dir.
Kavga ekonomiktir.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Bir hadise var Türkiye ile Avrupa Birliği arasında.
Nedir acaba?
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble diyor ki; “Türkiye'yle çalışmaya devam etmemiz zorlaşıyor.”
Niçin?... Demokrasi mi?... İnsan hakları mı?
Yoksa ekonomi mi?
Türkiye’nin demokrasisi veya insan hakları Avrupa’yı bugüne kadar pek ilgilendirmediği için,
“Hadise”nin sebebi ekonomik olmalı.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP Türkiye’yi, 15 Temmuz darbe girişimi vesilesiyle, daha önce isteyip de sokamadığı bir yola soktu. C.Başkanı Erdoğan’ın darbe girişimine “tanrının bize bir lütfudur” demesi bu nedenledir.
Darbe girişimi olmasaydı da Türkiye er veya geç bu yola girecek idi. 15 Temmuz darbe girişimi, süreci hızlandırdı ve Türkiye, içinden nasıl çıkılacağını hiç kimsenin kestiremediği bir kaos durumuna geldi. Kaos üst yapıda, devlet ve siyaset alanında yaşanıyor. Ekonomiyi de üstyapıdan sayan “–özel– Marksist Açı”dan bakıldığında, kaosun ekonomiye de bulaşma ihtimalinin giderek yükseldiğini söylemek mümkün.
Türkiye’yi bu noktaya AKP götürmedi, iç ortam ve koşullar sürüklemedi, asıl etki dışarıdan, emperyalist güçlerden (AB-ABD-Rusya) geldi. Türkiye’yi sürüklediler. Şöyle de denebilir: “Türkiye’yi dışarıya çektiler”!