- Ayrıntılar
- Ömer Bedri Canatan
- Siyaset
Türkiye savaşa girdi. Geri dönüşü yok. Bu gibi durumlarda siyaset alanı alabildiğine daralır. Sol için mahzuru yoktur, çünkü daralan siyaset aynı zamanda incelir, elitleşir. Türkiye solunun lisanı zaten elittir, bu gibi dönemlerde etkili olur veya olabilir.
Önce şu tez analitik bir irdelemeye tabi tutulmalıdır: “AKP ‘iktidar’ını kaybetmiş, ‘iktidarsız’ kalmış, şekli bir hükümete dönüşmüştür. ‘Türkiye’nin beka sorunu vardır’ dediği, AKP’nin bekasıdır. ‘Milli birlik’ diye bize ve herkese, ‘AKP’ye bir süre daha tahammül gösterin’ ricasında bulunmaktadır. Düştü düşecek durumda iken kendine iktidar ortakları aramaktadır. MHP’yi iktidarına ortak etmiştir, CHP’yi de etmek üzeredir.”
AKP için “düştü düşecek” lafı mecazi anlamda olabilir. Kapsayıcı olmaya çalışmakta, başarılı da olmaktadır. Ancak, meşruiyet kaynağını değiştirmiştir. “Milli irade” dediği “düz seçmen”e güveni kalmamıştır. Tek meşruiyet kaynağı “anti-Fetöcülük” olmuştur. İçindeki “El Nusra” öbeklerine de Fetöcü diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışmaktadır. Suriye’de giriştiği askerî macera ayaklarına dolanmaya başlamıştır. ABD, AB ve Rusya Erdoğan’sız bir Türkiye istediklerini günde en az yirmi kez duyurmaktadırlar. AKP’ye karşı diplomatik davranmak mümkün olmaktan çıkmıştır. Dışarıdan gelecek baskı artık bundan böyle “kaba kuvvet kullanımı” biçimini alacaktır.
- Ayrıntılar
- Bahattin Erzurumlu
- Siyaset
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi öldürüldü.
Kim öldürdü?
“FETÖ” diyorlar,
“Amerika” diyorlar.
Hikâye…
Siyasi suikastler “olay mahalli”nden yola çıkılarak,
arkasındaki siyaseti (devleti) arama yöntemi ile çözülemez.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye solu hakkında düşünce serdetmek giderek güçleşiyor.
Böyle olunca sola öneride bulunmak kimsenin haddi olamaz.
Şöyle diyebilen solculara rastlıyoruz:
“PKK’nın Türk devletine karşı toptan savaşı bu.
Savaşta siviller de ölebilir; doğal karşılamak gerekir.”
Bu bir düşünce değil, zihin sefaletidir.
- Ayrıntılar
- Ömer Faruk Uslan
- Siyaset
Türkiye’de herkes şaşkın. “Bu ne biçim devlet?” diye soruyoruz.
Cevabını bilmediğin soruyu sormayacaksın. Çünkü devlet aynı devlet.
Demirel şöyle demişti: “Devlet ‘rutin’ dışına çıkabilir.” Çıkmış işte.
Türkiye’yi Erdoğan yönetiyor. Deniyor ki; “keyfi”dir. Hayır.
Devlet keyfiyet dışına keyfinden çıkmaz. “Mecbur kaldığı” için çıkar.
Erdoğan rutin dışına “mecburen” gitti. “Revize edin, devlet de yanıma gelsin” diyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye’de “bazı olaylar” oluyor.
Darbe gibi, savaş gibi,
100-200 ölümle sonuçlanan terör olayları gibi…
En büyükleri bile “bazı olay”… artık.
AKP bu olaylara; “bize tanrının lütfudur” diyor.
Gerçekten de öyle.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
İstanbul’da;
Üstelik “Cihangir!”in dibinde “TERÖR”…
36 polis, 8 sivil ölü…
TAK üstlendi; PKK’nın şiddete açılan uzantısıymış.
HDP gölgelendi, PKK’nın yasallığa ve barışçıl çözüme açılan uzantısıymış.
Gencecik ölü yığınlarını seyreden toplumda akıl durur.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Kılıçdaroğlu Adana mitinginde tutuklu gazetecilerin isimlerini saydı.
Can Dündar, Nazlı Ilıcak ve Ahmet-Mehmet Altan’ların da adlarını geçirdi doğal olarak.
Tepki topladı.
Kılıçdaroğlu “siyasetçi” değildir, bilmez bu işi, öğrenme kapasitesi de yoktur ama
bu CHP’nin kendi iç sorunudur.
Peki, Baykal da mı siyaseti bilmez!
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP’li siyasetçilerin tümü “millî mutabakat” istiyor.
“Millî mutabakat” dedikleri, FETÖ’ye karşı ortak mücadele.
En başta C. Başkanı Erdoğan, tüm AKP sözcüleri, FETÖ’ye karşı mücadelenin
hiç bitmeyeceğini dillendiriyorlar.
En çok korktukları eleştiri, “ama siz de…” oluyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Dünya kapitalizmi 2008’den bu yana bir kriz yaşıyor.
Bu krizden çıkılamadı.
Krizden çıkmak için kapitalistler “bir çok şey” yaptılar;
gene de krizi sonlandıramadılar.
Krizden çıkmak ne kelime, yaptıklarıyla krizi daha da derinleştirdiler.
- Ayrıntılar
- Ömer Faruk Uslan
- Siyaset
Türkiye bir noktaya geldi.
Nedir o nokta?
Bakınca şöyle görünüyor:
OHAL sürecinde hızla ekonomik, siyasal ve sosyal bir krize doğru sürükleniyor.
Geri dönüş mümkün mü?
Yok görünüyor.