- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP-MHP ittifakına karşı ittifak arayışları…
Adını da koydular: Tek adama karşı ittifak!
CHP+İyi Parti+HDP+ Saadet ittifakı yani.
Ne demek bu?
Herkes HDP’yi kuyruğuna takma peşinde, HDP de kuyruğuna takılacağı
bir ittifak peşinde.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Herkes Erdoğan ve partisi AKP’nin elinden iktidarı almak istiyor.
“Herkes” dediğimiz, bütün dünya.
Alınamaz mı?
“İmkansız” görünüyor.
İmkansız, “olabilir” olana denir, aksi saçmalıktır.
Niçin imkansız?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP ve MHP kendileri için zorunlu bir iş yaptılar: “Seçim İttifakı Yasası”
Türkiye sosyalist solu için “güzel bir iş” sayılmalı.
“Sosyalist İttifak” kurmak için bugünden işe başlanmalı.
HDP “Sosyalist İttifak’ın ekseni olabilir, olmalıdır.
Ancak HDP bugün çok “KÖTÜ” bir yerde duruyor, CHP’nin kuyruğunda...
Elbette “algı” olarak, ama algı somut olanın en gerçekçi kavranışıdır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye’nin “üstyapısı”na bakanlar; “tuhaf”, “şaşırtıcı”, “komik”, “akla aykırı” vb.’den başka bir şey diyemez oldular. Bu üstyapı sadece AKP-MHP değil, hepsi birdendir; yargıdır, askeriyedir, devlet ve siyasettir, soyutlayarak ekonomik sistemi de üstyapı içine sokabiliriz; her şey akla aykırı...
Peki,Türkiye’nin “altyapısı” ne durumda? Üstyapısı gibidir; tarihsel bir açıklaması vardır elbette, ama güncelliği akıl ile açıklanabilir olmaktan çıkmıştır. Bir ayağı boşlukta, öbür ayağı yerde, bu sahnenin derin bir kanyon kenarında geçtiğinin farkında bile değil, anlamadığı vaziyete uymaya çalışıyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
C.Başkanı Erdoğan hükümetten Baroları ve Tabip Odalarını dağıtan bir yasa çıkarmasını istedi. Barolar ve odalar şiddetle karşı çıktılar.
Erdoğan’ın bu talebine, sol hareketin gelişmesine yapacağı katkıyı çözümlemeden, Türkiye solu da karşı çıktı.
Oysa hayırlı bir adımdır; desteklenmesi ve derinleştirilmesi gerekir.
Çok kısa açıklayalım: Türk burjuva modernleşmesi “sivil topluma” el koyarak kendi gelişimini garantilemiştir. Bunu, mesleklerin kitlesini peltemsi, yularını kavi tutarak yapmıştır. Kurduğu bu yapının ömrünü, kamu imtiyazlarını sınırlı kullanma imkânını bağışlayarak uzatmıştır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
CHP kongresini yaptı: kaç ay süreceği belli olmayan yeni bir tartışma yarattı.
Kaçınılmaz sonuçtur, Türkiye solunda CHP’ye “eleştirel ilgi!” devam edecek. Eksiği-fazlası tartılacak; Kılıçdaroğlu’nun çapsızlığı vurgulanacak.
Demokrat olamıyor, sosyaldemokrasi hiç olamıyor denilecek.
Ulusalcılığı tamam da sol yanı eksik kalıyor konuşmaları yapılacak.
Avrupa’da sosyaldemokrasi mi kaldı, kaldı ise bakiyesi ne işe yarıyor ki CHP yarasın diye sorulmayacak.
CHP hakkında daha bir yığın boş laf edilecek; yığınla polemik yapılacak.
- Ayrıntılar
- Cem Yılmazer
- Siyaset
Türk ordusu Afrin’e girdi; PKK’ya karşı bir askerî harekât yapıyor. C. Başkanı Erdoğan ve AKP sözcüleri ve yandaşları da “Savaş” demiyor, “operasyon” diyorlar. Ben de bu görüşteyim.
Ancak siyasi rejim, bir “savaş rejimi” biçimine dönüştüğü için olaylar ve gelişmeler “savaş” üzerinden cereyan ediyor; Hükümet ve yargı, “Savaş var, kes sesini!” diyor.
Bir askerî operasyonun savaşmış gibi algılanması ve konuşulması aslında AKP başkanı Erdoğan’ın ve partisinin işine geliyor, çünkü Erdoğan’a ve hükümetine “tarih yazan” bir profil kazandırıyor. Bu algı bir ölçüde solu da etkiliyor.
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
CHP İstanbul il başkanlığına Canan Kaftancıoğlu’nun seçilmesi birçok tepkiye neden oldu.
Bu tepkileri anlamak zor değil. Konunun, ana muhalefet partisinin İstanbul il başkanlığı olması, tepkileri anlamaya yeter de artar bile. Ayrıca bu önemli mevkiye bir kadının, hele hele eğitimi, siyasi duruşu, geçmişte söyledikleri ve yaptıkları, kişiliği ve içinden geldiği aile vb. dikkat çekici özelliklere sahip birisinin getirilmiş olması da çabası.
Özellikle iktidar kanadından ilk dakikadan itibaren başlatılan saldırıların nedenleri üzerinde durmaya bile değmez. AKP genel başkanından tutun da yandaş medyasına kadar topyekün bir itibarsızlaştırma ve iftira kampanyası açılmasını bu ülkede yaşayan ve politika ile şu veya bu derecede ilgisi olan herkes normal karşıladı. Yeni başkanın yukarıda sayılan özellikleri, iktidarın azgın saldırılarına yeterli gerekçe oluşturmakta. Bu anlamda bu saldırılar kimseyi şaşırtmıyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Kılıçdaroğlu gürledi; “Ecevit Kıbrıs’ı aldı, ben de 2019’da iktidar olacağım, Ege Denizindeki adaları alacağım” dedi.
Bakın hele!
Türkiye nelerle uğraşıyor, CHP’nin gündemi ne?
Milletvekillerini fezlekeden, hapislerden kurtaramayan Kılıçdaroğlu,
Yunanistan tarafından işgal edildiğini söylediğini adaları kurtaracak!
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Ekim Devrimi üzerine yazdıklarımız, konuştuklarımız…
Hepsi doğru olsa da Marksizm açısından bakıldığında bir eksik kalır.
O da, Marksist siyasal pratiğe göre çizilmiş somut tarih şablonunda Ekim Devrimi’nin nereye oturduğudur.
Açık olalım; Marksizm bize yetmediği zamanlarda “Devrimci Marksizm” diyerek kendimizi ayırdık; bu şu demektir: Marks-Engels’i alıp Lenin’e bağlamak…
Bu teorik devrimci çizgiyi kurarken dışladığımız önemli bir şey oldu; Avrupa.
Avrupa’nın Marks sonrası Marksizm tarihini atlamış olduk.