- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
— “Sosyalist İttifak kurulmalı.”
— “Olmaz ki.”
Evet, bu kafa ile olmaz; bu dünya kavrayışı ile asla olmaz.
Dünyanın gören ve düşünen ve anlamaya çalışan insanları, dillerine dolamışlar, birkaç konudan konuşuyorlar:
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Yatıp kalkıyoruz:
– TSK Afrin’den sonra Menbiç’e de girer mi?
– Suriye’de Kürtlere otonom bölge mi verilecek?
– Salih Müslim ne dedi, Kandil ne cevap verdi?
– ABD YPG’yi niye destekliyor?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Sol politika derslerinden en önemlisidir; “öznel koşullar”, “nesnel koşullar”,
Soyuttur ikisi de, göze ve ele gelmezler; önce ve sadece akılda somutlaşırlar.
Bu olunca zaten elle de tutulur, göze de görünürler.
İkisi de yeterince varsa, her şey tamamdır!
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP-MHP ittifakına karşı ittifak arayışları…
Adını da koydular: Tek adama karşı ittifak!
CHP+İyi Parti+HDP+ Saadet ittifakı yani.
Ne demek bu?
Herkes HDP’yi kuyruğuna takma peşinde, HDP de kuyruğuna takılacağı
bir ittifak peşinde.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Herkes Erdoğan ve partisi AKP’nin elinden iktidarı almak istiyor.
“Herkes” dediğimiz, bütün dünya.
Alınamaz mı?
“İmkansız” görünüyor.
İmkansız, “olabilir” olana denir, aksi saçmalıktır.
Niçin imkansız?
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
AKP ve MHP kendileri için zorunlu bir iş yaptılar: “Seçim İttifakı Yasası”
Türkiye sosyalist solu için “güzel bir iş” sayılmalı.
“Sosyalist İttifak” kurmak için bugünden işe başlanmalı.
HDP “Sosyalist İttifak’ın ekseni olabilir, olmalıdır.
Ancak HDP bugün çok “KÖTÜ” bir yerde duruyor, CHP’nin kuyruğunda...
Elbette “algı” olarak, ama algı somut olanın en gerçekçi kavranışıdır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
Türkiye’nin “üstyapısı”na bakanlar; “tuhaf”, “şaşırtıcı”, “komik”, “akla aykırı” vb.’den başka bir şey diyemez oldular. Bu üstyapı sadece AKP-MHP değil, hepsi birdendir; yargıdır, askeriyedir, devlet ve siyasettir, soyutlayarak ekonomik sistemi de üstyapı içine sokabiliriz; her şey akla aykırı...
Peki,Türkiye’nin “altyapısı” ne durumda? Üstyapısı gibidir; tarihsel bir açıklaması vardır elbette, ama güncelliği akıl ile açıklanabilir olmaktan çıkmıştır. Bir ayağı boşlukta, öbür ayağı yerde, bu sahnenin derin bir kanyon kenarında geçtiğinin farkında bile değil, anlamadığı vaziyete uymaya çalışıyor.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
C.Başkanı Erdoğan hükümetten Baroları ve Tabip Odalarını dağıtan bir yasa çıkarmasını istedi. Barolar ve odalar şiddetle karşı çıktılar.
Erdoğan’ın bu talebine, sol hareketin gelişmesine yapacağı katkıyı çözümlemeden, Türkiye solu da karşı çıktı.
Oysa hayırlı bir adımdır; desteklenmesi ve derinleştirilmesi gerekir.
Çok kısa açıklayalım: Türk burjuva modernleşmesi “sivil topluma” el koyarak kendi gelişimini garantilemiştir. Bunu, mesleklerin kitlesini peltemsi, yularını kavi tutarak yapmıştır. Kurduğu bu yapının ömrünü, kamu imtiyazlarını sınırlı kullanma imkânını bağışlayarak uzatmıştır.
- Ayrıntılar
- Hüseyin Hasançebi
- Siyaset
CHP kongresini yaptı: kaç ay süreceği belli olmayan yeni bir tartışma yarattı.
Kaçınılmaz sonuçtur, Türkiye solunda CHP’ye “eleştirel ilgi!” devam edecek. Eksiği-fazlası tartılacak; Kılıçdaroğlu’nun çapsızlığı vurgulanacak.
Demokrat olamıyor, sosyaldemokrasi hiç olamıyor denilecek.
Ulusalcılığı tamam da sol yanı eksik kalıyor konuşmaları yapılacak.
Avrupa’da sosyaldemokrasi mi kaldı, kaldı ise bakiyesi ne işe yarıyor ki CHP yarasın diye sorulmayacak.
CHP hakkında daha bir yığın boş laf edilecek; yığınla polemik yapılacak.
- Ayrıntılar
- Cem Yılmazer
- Siyaset
Türk ordusu Afrin’e girdi; PKK’ya karşı bir askerî harekât yapıyor. C. Başkanı Erdoğan ve AKP sözcüleri ve yandaşları da “Savaş” demiyor, “operasyon” diyorlar. Ben de bu görüşteyim.
Ancak siyasi rejim, bir “savaş rejimi” biçimine dönüştüğü için olaylar ve gelişmeler “savaş” üzerinden cereyan ediyor; Hükümet ve yargı, “Savaş var, kes sesini!” diyor.
Bir askerî operasyonun savaşmış gibi algılanması ve konuşulması aslında AKP başkanı Erdoğan’ın ve partisinin işine geliyor, çünkü Erdoğan’a ve hükümetine “tarih yazan” bir profil kazandırıyor. Bu algı bir ölçüde solu da etkiliyor.