- Ayrıntılar
- KIZILCIK
- Sayı 38 (Kış-Bahar 2010)
Bir görüş, “Türkiye demokratikleşmeli!”, diğeri “Bu demokrasi bize yeter!” diyor. Bir üçüncü görüş? O yok.
“Türkiye demokratikleşmeli!” diyenlere “Elbette demokratikleşmeli!” şiarıyla solcular da katılıyor. Bunlara “liberal solcular” deniyor. “Bu demokrasi bize yeter!” diyenlere katılan solcu da çok, bunlara da “milliyetçi (ulusalcı) solcu” diyorlar. Bu durumda soldan geriye çok az şey kalıyor.
“Türkiye demokratikleşmeli!” veya “Bu demokrasi bize yeter!” diyen iki taraf da haklı olabilir. Çünkü “demokrasi” böyle bir şey. Tartışma, Türkiye kapitalizmi nasıl daha iyi işler tartışmasıdır. “Demokratikleşme” diye konuşulan şey sermaye birikiminin engellerinden başka bir şey değil. Özünde bir “sınıf hadisesi” olan “demokrasi” ve “demok-ratikleşme” konularına sınıf açısından yaklaşılırsa, bugünkü tartışma yerle bir olur. Kıyamet kopar. Gerçek tartışma işte o zaman başlar!
Demokrasinin sınıfsal bir olgu olarak tartışılması, tartışmayı yürüten “özne” sınıfların kavranmasıyla mümkündür. “Türkiye demokratikleşmeli!” diyenler de kazansa, “Bu demokrasi bize yeter!” diyenler de kazansa, işçiler ve emekçiler bundan hiç bir şey kazanmış olmayacaklar. Çünkü tartışma onları, onların önündeki engelleri kapsamıyor. Kim, o zaman, “toplumu böldü” denilen hararetli demokrasi tartışmasının öznesi?
Tartışma, sermaye sınıfı ve bu sınıf egemenliğinin siyasi, askeri ve yargısal güçleri arasında geçiyor. Bu durumda bizim, demokrasi tartışması adı altında izlediğimiz, sermaye sınıfının evinin içini kendi keyfine ve AB normuna göre düzenleme gayretinden ibaret. Egemen sermayenin ev içi düzeninin şu veya bu biçimi işçi ve emekçileri ve sol-sosyalist güçleri hiç mi ilgilendirmez? Haydi haydi ilgilendirdiği, solun büyük kesiminin bu tartışmaya, kendi evinin içi imiş gibi, o tarafa veya bu tarafa bağlanarak katılmasından belli.
Tek özneli bile olsa böyle şiddetli bir “tartışma” her zaman için iyidir. Çünkü siyasal rejim tartışmasına dönüşme potansiyeli taşır. Nitekim bunu farkeden Kürtler tek özneli demokrasi tartışmasına ikinci ve bağımsız bir özne olarak katılmaya çalışıyorlar. Kürtlerin, teslim olmayarak katıldıkları oranda olayın siyasal rejim tartışmasına dönüşebildiğini hep birlikte izliyoruz. Bu da, solun kritik bir eşikte ama atâlet içinde beklediğini gösteriyor.
“Siyasi tembellik”ten öte bir şey solun/sosyalistlerin atâleti. İşte en sıcak örneği: Türkiye solu bir grup, “Tekel işçisi”nin Ankara’nın ortasında, Ortaçağın “dilenci derviş”lerini aratmayan eyleminde kendi yüksek tasavvurunu, işçisini bulabildi. Ama bu masalsı “vicdan eylemi”nin çevresine yığacak bir “dayanışma gücü”nün var olduğu ortaya çıktıktan sonra bile bu dayanışma gücünü “savaş gücü”ne dönüştürmeye dönük tek söz etmedi. Adım atmak için kendi öz meselesine dahi dua ederek yaklaşan işçinin kendiliğinden eylemiyle coşan takatsiz bir solla demokrasi tartışması ancak bu kadar olur. Tartışmayı siyasal rejim tartışmasına dönüştürecek çareleri bulmaya, yaratmaya odaklanmamız gerekiyor.
- Ayrıntılar
- Administrator
- Sayı 38 (Kış-Bahar 2010)
Demokratikleşmenin öznesiKIZILCIK
Hayat ağacı
Kürtler ne istiyor? / "1917'de kalan Marksizm" / Basbayağı kasıt! / Mal bulmuş bezirgân etiği / Alis harikalar diyarında / Kristof Kolomb'un yumurtası... ya da yumurtayı kıç üstü oturtmak için / Gergedanlaşmak / İçişleri Bakanı / Polis, biber gazı, ateşli silah ve bir bakan! / AB ve Yunanistan / The Boss! / Grev / Çadır tiyatrosunun marifetli meddahları / Niye bir yargıçlar sendikası yok? / Ölü madenciler Hakka yürümüşler! / "Hayata dönüş operasyonu" / Balyozcu / İstemezük!
100. yılında kadın hareketi:
Kadının özgürlüğü için işçileşmek mi, feministleşmek mi?Zekiye Arıkel
Gecekondudan sosyal yardıma
Yerel siyasette popülizm
Sema Erder
Haiti depremi
Tevfik Çavdar
Alevi partisine hayır demek ve doğru çalışma yöntemi
Esat Korkmaz
Dersim
Tektaş Ağaoğlu
AKP "mağdur" edilmeli!
Ö.B.C.
Kızılcık sopası
ANKARA - AUSCHWITZ! / Kimin gücü kime yetmiyor? / "İşçi hareketi" ve Ankara'da Tekel işçileri / Özür / "Malta Sürgünleri"nden kasıt ne idi? / Zurnanın zırt dediği yer
Genel grev nasıl başarılır?
Cemal Candaş
İran
Ö.B.C.
Duvarın arkasındaki ülke
Yirmi yıl sonra Orta ve Doğu Avrupa
Zeki Yavuz
Eczacılar
Dr. Turgay Yerlikaya
Beynin her salgısı düşünce midir?Ömer Bedri Canatan
2010'da tehcir tehdidi
Y.Y.
İttihatçı düşmanlığı anlamsız değildir
H.H.
Sanat-Kültür-Kitap
Bir kuşağa adını veren ressam
Çallı İbrahim
Ayfer Coşkun
Divan şiirinin son güçlü temsilcisi:
Şeyh Galip
Konur Ertop
Gişe garantili bir direniş öyküsü
Avatar
Yeşim Dinçer
J. D. Salinger
Refik Zerengil
İnternette Kızılcık turu
Petrol-İş Kadın dergisi / National Union of Mine Workers (NUM)
Belge
Demokrasi açığı, TÜSİAD ve AKP
Mustafa Sönmez (Cumhuriyet)
Adıyaman'da Tehcir'de ölmedi, Fransa'da kurşuna dizildi
Missak Manukyan
Sayı 38'in tamamına buradan (PDF - 13,8 MB) erişebilirsiniz.

Siyaset
Ekonomi
Dünya
Kültür-Anma