Ostade Analiz 1666 detayFINDIK’IN HALASI...

Evden otobüs durağına yürüdüğüm yolumun üzerinde sevimli bir fino var. Adı Fındık. Oyuncu bir köpek. Geçerken benimle de oynamak istiyor. Ben de vaktim olduğunda takılıp seviyorum. Yine öyle takıldığım bir gün, bir kadın da yaklaştı ve “Fındık! N’aber HALAM?” dedi!

Evcil hayvanlara kimi zaman öyle “kızım, oğlum” filan diye seslenilir, bildiğim. Ama bir köpeğe “halam” diye hitaba ilk kez rastlıyordum, doğrusu… Bir sıhrî bağı mı “itiraf” ediyordu, kadın? Yoksa kendini köpeğin “halası” zanneden veya “ölmüş halası”na benzeten bir klinik vaka ile mi karşı karşıyaydım. Ufaktan ufaktan, fazla belli de etmeden, toparlanıp uzaklaştım…

BİRAZ DA TABABETLE İMTİHANIM (veya tam tersi)...

Hekimin sevk ettiği hastane laboratuarında kan değerlerimin analizine baktığımda ilk dikkatimi çeken sedimentasyon hızıydı. Referans olarak verilen aralık (0 – 15 mm.) iken benimki 24 mm. idi. Haliyle ne kadar endişe etmeliyim diye sordum hekime. “Kaç yaşındasınız; 70! 10 ilave edin 80! İkiye bölün 40! Kırka kadar çıkabilirsiniz…” dedi. Fesuphanallah! Bahçeli ile bir yakınlığı mı vardır, nedir?..

Artık diğer normal-dışı değerlerimi sormaya çekindim doğrusu… Bu kez de ayakkabı numaramdan kalkarak bir denklem kurar filan; iyiden iyiye afallarım… Neme gerek!..