İktidarı, “Buyur al!” diyerek devreden bir iktidara rastlanmamıştır.
AKP, her yaptığı ile bunu söylemektedir.
696 Sayılı KHK ile yaptığı da budur.
Peki, anladık mı biz?
Üslup meselesi imiş; yeniden yazmak gerekirmiş!
İktidar “tecezzi” (bölünme) kabul etmez denir, ama böldü;
iktidarının yüzde 10’unu MHP’ye verdi AKP; sıra geldi istihdama, ortamını hazırlıyor.
Şunu dedi Selahattin Demirtaş: “Kefen giyinirim de, Badem Kurusu’nu giyinmem!”
Böyledir.
Lafı uzatırsak, sonu gelmez; “çivi çiviyi söker”e kadar gider.
Gitmeyelim.
CHP anayasa mahkemesine gidecekmiş…
Gitmesin.
Kılıçdaroğlu “Badem Kurusu” bir takım elbise diktirsin; giyinsin çıksın sokağa...
Biz de Badem Kurusu bir “siyaset ekonomisi” oluşturalım; takılalım peşine.
Türkiye Badem Kurusu’na boyansın.
“Badem Kurusu Devrimi!” diyenler olacaktır; desinler.
Biz işimize bakalım.
(Ben renk körüyüm; yardıma ihtiyacım olabilir.)