Gayrimeşru meşruiyet…
- Ayrıntılar
- Sefer Ali Demirci
- Siyaset
Nereden girdi gündemimize gene bu terim? Ne güzel Reis’in kâh Çin-i Maçin’de Putin nâm Moskofla çektirdiği fotoğraflarını, kâh New York BM binasında bilcümle âleme nizamat vermesini ve dahi –neofaşizme vasıl olmaya ramak kalmış– Donald Trump ile “White House”da, al takke ver külah, “koreografik” hallerinin “renkli-Türkçe-sinemaskop” sûretlerini yerli ve millî medyamızdan seyralıp kıvanıyorduk!.. Ki “pat” diye patavatsız bir lakırdı düştü ortalığa: Güya Trump, Reis’e “meşruiyet” bahşedecekmiş! “İhtiyacı” varmış çünkü..!
KAPİTAL mi, MUKADDİME mi?
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Polemik
“Olup biteni açıklamak için Marx’ın Kapital’i yerine İbn Haldun’un Mukaddime’si rehber edinilirse insanın önce pusulası sonra ‘asabiyet’i bozuluyor!”
İnsanlık tarihi boyunca düşünürlerin en çok tartıştıkları konulardan birisi “devlet” kavramıdır. Bu konuda ilk çağlardan günümüze kadar birçok düşünce ileri sürülmüş, eserler yazılmıştır. Bu eserler incelendiğinde birbirinden çok farklı “devlet” yaklaşımları ile karşılaşırız. Özellikle devletin kuruluşu, varlığını sürdürmesi ve yok oluşuyla ilgili bir dizi farklı görüşler ileri sürülmüştür.
Kim Korkar Schrödinger’in “Süreci”nden?..
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset

Kuantum mekaniği “Schrödinger’in kedisi” paradoksu…
Schrödinger’in kedisi, Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger tarafından ortaya atılmış, kuantum fiziğiyle ilgili olan, hakkında çok tartışma yapılmış bir düşünce deneyidir. Genellikle kuantum mekaniği ve Kopenhag Yorumuyla ilgili bir paradoks olarak bilinir.
Devlet nedir, ne değildir!
- Ayrıntılar
- Süleyman Aksoyek
- Siyaset
Doğu Karadeniz yaylalarını ranta açmak amacıyla başlatılan “Yeşil Yol” projesine engel olmak için direnen Havva Ana’nın yerel ağızla “Devlet nedur? … Kimdir devlet yav! Devlet bizum sayemizde devlettur.” diye haykırması uzun zamandan beri dillerden düşmüyor.
Havva Ana doğru söylüyor da, tam olarak neyi kastettiği açıklanmaya muhtaç. “Halk olmasa devlet de olmaz” mı demek istiyor, yoksa “halkın söz söylediği yerde devlet konuşamaz, esamisi okunmaz” mı diyor, tam olarak anlaşılamıyor. Ne fark eder demeden aradaki nüansın önemi üzerinde durmak gerekir devletin ne olduğunu açıklayabilmek için.
Dünya Barış Günü ve komisyondan beklentiler
- Ayrıntılar
- Cemal Candaş
- Siyaset
Farklı kesimlerin bakış açılarındaki derin ayrılıklardan dolayı tarafların bir türlü adını koyamadıkları bir süreç yaşıyoruz bu günlerde.
Kim ne düşünürse düşünsün, halledilmeye çalışılanın “Kürt sorunu” olduğunu herkes biliyor.
Mecliste bir komisyon kurularak çalışmaya başladığına göre, “çözüm süreci” diye adlandırılan ve her şeyin yolunda gittiği zannedilirken bir sabah devletin masayı devirmesiyle başarısız kılınan ilk deneyimden bu yana geçen zaman zarfında ülkede ve çevremizde Kürt sorunu kapsamında neler olup bittiğine bir göz atmakta yarar var. Zira sürdürülmekte olan çalışmaların nasıl sonuçlanabileceği ile ilgili bir kanaat geliştirmenin başka yolu yok.
"Barış" mı, "çözüm" mü? 2013'ten bir yazı
Hüseyin Hasançebi’nin kaleme aldığı aşağıdaki makalenin yayımlanmasının üzerinden 12 yıldan fazla bir zaman geçti. (Kızılcık Sayı 54, Mayıs-Haziran 2013)
Bu makaleyi yeniden yayımlarken herkesin “O günden bugüne Kürt Sorunu’nun çözümü konusunda değişen bir şeyler var mı?” diye düşünmesini istiyoruz.
Ne yazık ki bu sürede Hüseyin Hasançebi’yi kaybettik.
O yine de bize yıllar öncesinden rota çiziyor, yol gösteriyor.
“Dün henüz bitmedi, ama yarın çoktan başladı. Bugün günlerden ne?..” (*)
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
Bir demokrasi tanımı vardır: “sonucun önceden kesin olarak bilinemeyeceği ama oyunun kurallarının kesin belli olduğu bir sistemdir” der.
Eh, bizimkinde “oyunun kurallarının kesin” belirsiz olduğunu herkes kabul ediyor bugün. Buna da “sistem” denmez; sistemsizlik denir.
Veyahut “süreç”i alın…
Pozisyonlarımız kısmen netleşmiş olsa bile sürecin kendisini anlamaya ve adlandırmaya dönük çabalar hala önemini koruyor. Ne olduğu, ne olmadığı, nereye gittiği konusundaki belirsizlikler bitmiş değil.
Yapay zekânızı nasıl alırdınız?..
- Ayrıntılar
- Sefer Ali Demirci
- Siyaset
Sağcı mı olsun, “solcu” mu, yoksa Muskist mi?..
“İnsan, tür olarak yalnız yaşayamaz; o, bir topluluk içinde, dil ve düşünce yoluyla varlık kazanır. Ne var ki bugün, bu müştereklik hali, hiper-bağlantılı ama bir o kadar da yalnızlaştıran dijital düzen içinde hızla çözülüyor.
Bugün, her geçen gün dijitalize hale gelen çağımızda yaşama arzumuz ve etrafında örülen hayat, dikkat ekonomisinin, şok doktrinlerinin ve algoritmik yönlendirmelerin ağına düşmüş durumda.”
ehem ve mühim…
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
mümkün ve muhtemel…
Dünya ciddi bir hareketlenme içinde. İnsanlar kendilerini geleceksizliğe mahkûm eden şimdilerinden memnun değil. Ancak farklı tema ve örgütlülüklerle yürüyen bu mücadeleler, direnişler birer saman alevi gibi hızlıca sönmeye mahkûm olmasa bile değiştirici dönüştürücü bir yönelimden de –henüz– yoksun.
dereden-tepeden notlar… değinmeler…
- Ayrıntılar
- Şükrü Çelikyapı
- Siyaset
yahut “sürecin” demokrasiyle ilişkisine dair…
* “Kötümser demiş ki:
Her şey o kadar kötü ki, bundan kötüsü olmaz.
İyimser hemen itiraz etmiş:
Niye olmasın? Pekâlâ olabilir.” (Hakan Aksay, t24, 29 Mart 2025.)
Sayfa 3 / 5

Siyaset
Ekonomi
Dünya
Kültür-Anma