Önümüzdeki kısa dönemde yapılması düşünülen erken seçim için kitlelerin zihnini bulandırmak amacıyla piyasaya sürülen bir spekülasyon olsa bile şu “yerli” ve “millî” otomobil ile ilgili bilinenleri özetleyelim.
Bu projeyi gerçekleştireceği söylenen şirketin ortakları tanıdık isimler.
Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş. (TOGG) ortakları:
1- ANADOLU HOLDİNG - Tuncay Özilhan ve Yazıcılar ailesi (%19)
2- KÖK HOLDİNG (Kıraça Holding) - İnan Kıraç (%19)
3- BMC - Ethem Sancak (%19)
4- TURKCELL (Sonera Holding) - Ahmet Akça (%19)
5- ZORLU HOLDİNG - Ahmet Nazif Zorlu (%19)
6- TOBB - Başkan Rıfat Hisarcıklıoğlu (%5)
Toplam yatırım maliyeti yaklaşık 22 milyar TL.
Devlet tarafından işverenlere proje kapsamında sağlanacak teşvikler:
· Gümrük Vergisi muafiyeti,
· KDV istisnası,
· Yüzde 100 vergi indirimi,
· Azami tutar sınırı olmaksızın 10 yıllık sigorta primi işveren hissesi desteği,
· 10 yıllık Gelir Vergisi stopajı desteği,
· Azami 360 milyon liralık nitelikli personel desteği,
· Faiz ve kâr payı desteği,
· Yatırım yeri tahsisi ve alım garantisi.
Oltaya takılanlar veya takılmış görünmekten fayda umanlar “yerli” ve “millî” otomobil projesiyle gurur duyuyor, bayram yapıyorlar.
Bu projeye karşı olanların büyük bir çoğunluğu tanıtımı yapılan otomobilin gerçekten “yerli” ve “millî” olmadığını ispatlama çabasında. Örneğin bu otomobilin tasarımı İtalya’da yapılmış.
Öyle anlaşılıyor ki eğer bu proje iddia edildiği gibi “yerli” ve “millî” olsaydı problem yoktu.
“Yerli” ve millî” demek, burjuva (kapitalist) demektir. Neyin başında veya sonunda “millî” takısı varsa ondan kapitalizmin anlaşılması gerektiğini, Dr. Hikmet Kıvılcımlı bize 1950’li yıllarda öğretmişti. “Yerli” takısı biraz feodalizm çağrıştırsa da şu sıra sos olarak kullanılmaktadır.
Aslında bu proje ile ilgili ileri sürülmesi gereken soru şu olmalı:
a) Bu otomobil fabrikasında çalışanların üreteceği artı-değer kime kalacaktır? (Başka bir deyişle bu fabrikanın mülkiyeti kime ait olacaktır?)
b) Bu projenin gerçekleştirilmesi için kamu kaynaklarından ne kadarı “teşvik” adı altında birkaç burjuvaya peşkeş çekilecektir?
c) En önemlisi, koca ülkeyi niçin aptal yerine koyup palavralarınıza inandırmaya çalışıyorsunuz?
Son sözüm “millî”ci solculara.
Bir an için şöyle düşünmeye çalışın. Bir Fransız komünisti, solcusu, sadece Fransa’da üretiliyor diye Renault veya Citroen’i sahiplenmeye kalksa onun için ne düşünürsünüz?
Sizi bilmem ama Paris Komünü’nü gerçekleştirenlerin onlara “Hadi oradan sosyal şoven!” diyeceklerine eminim.