Yildirim Dogan 50.yilO, hızına yetişilmeyen bir eylemciydi. Tıpkı adı gibi.

Ölmeden bir hafta önce görüşmüştük bir çay içimliği kadar.

Bir yerde fazla durmayı sevmezdi.

Sonsuz bir enerjiye sahipti. Nerede demokratik bir eylem, bir etkinlik varsa orada olurdu.

Nereden geliyordu bu güç, bu enerji? Elbette dünya görüşünden. Sosyalistti. TSİP’liydi. Çok konuşmazdı, uzun ve kapsamlı çözümlemelere kalkışmaz, az ve öz konuşurdu.

Sorunlarıyla başkalarını rahatsız etmezdi. Ama herkesin derdiyle dertlenir, çözüm bulmaya çalışırdı.

1980 sonrası tanışmıştık Yıldırım ağabeyle. Yaşça benden büyüktü. Malatya Hekimhan Ardahan köyü doğumluydu. Adana Düziçi Köy Enstitüsünü bitirmişti. Tanıştığımızda Bursa’da Yerel Öğretmenler Derneği yönetim kurulunda çalışıyordu. Derneğe gelen herkesle ilgilenir, yardımcı olmaya çalışırdı. Birlikte gözaltına alındık 1984 Mart’ında. Bursa TSİP davasından yargılandık. Birlikte gezdik Konca, Selimiye, Sağmalcılar, Metris cezaevlerini. İleri yaşına karşın hiç ıhh demedi. Hiç umutsuz olmadı, hiç pişmanlık duymadı.

Cezaevi günleri bitince öğretmenliğe geri döndü. Samsun, Bursa Karacabey, Konya’da öğretmenlik yaptı.

Öğretmen örgütlenmesinde etkin biçimde yer aldı.

EĞİT-DER Bursa Şubesi’nin kurucu yönetim kurulu üyesiydi. EĞİT-SEN Bursa Şubesi’nin kuruluşunda yer aldı. Konya’ya atandığında orada EĞİT-SEN’in kurulması için büyük çaba gösterdi.

Bursa’da etkinlik sürdüren Eğitim Hizmetlerini Geliştirme ve Yardımlaşma Derneğinin yönetiminde bulundu. Dernek olarak okullara kitap bağışı ve gereksinimi olan çocuklara kırtasiye bağışı yaptılar. Yine o yıllarda Aziz Nesin’in örgütlemeye çalıştığı Onbinler A.Ş.’nin kurulması çalışmalarına destek verdi. EĞİT-DER Bursa Şb. lokalinde Aziz Nesin’in de katıldığı toplantıya yardımcı oldu.

Türkiye’de alanına öncü olan Çağdaş Eğitim Kooperatifine maddi-manevi katkıları oldu.

Bursa’da SBP’nin kuruluş sürecinde etkin oldu.

Tüm bunların yanında Bursa Zihinsel Engelli Çocukları Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olarak çok değerli çalışmalar yaptı. Uyuşturucu bağımlısı gençlerin iyileştirilmesi için yoğun emek verdi. Öte yandan doğa sporları ve dağcılık alanında da etkin çalışmalara katıldı. Hatta ölümü bu yüzden oldu. 80 yaşındayken 12 Şubat 2017’de Uludağ’da yaptıkları bir kış yürüyüşü sırasında kayalıklardan düşerek yaşamını yitirdi.

Çalışkanlığı, özverisi, içtenliği, dostluğu ile hep örnek oldu.

Işıklarla yaşasın.

Fehmi Enginalp, 21 Kasım 2024.

***

Yakın arkadaşlarından Ensar Torun, Suat Yaşar, Mustafa Tursun ölümünden sonra anı defterine şunları yazmışlar:

Sevgili abimiz, dedemiz, arkadaşımız, can yoldaşımız Yıldırım Doğan’ı kaybetmenin şaşkınlığını ve üzüntüsünü yaşıyoruz.

TÖS, TÖB-DER, EĞİT-DER gibi öğretmen örgütlenmelerinin yılmaz neferi, engellilerin ve sorunu olanların sorun çözücü dedesi aramızdan zamansız bir şekilde kalbimizi yaralayarak ayrılıp gitti.

Köy Enstitüleri ve öğretmen mücadelesinin sembolü abimizi asla unutmayacağız. Yılgınlık yok. Açtığı yolda mücadeleye devam edecek geride bıraktığın dostların. İçin rahat olsun. Gözün arkada kalmasın. Rahat uyu.

Her gün senin kulaklarını çınlatmaya devam edeceğiz.

Ensar Torun, 27 Şubat 2017.

Sevgili abiciğim,

Seni tanıdığım 40 yılda senden o kadar çok şey öğrendim ki anlatamam.

En önemli olanları hoşgörü, tertip, insanlık, dostluk, demokrat duruş ve dürüstlük.

Senin öğrettiklerini her zaman yerine getireceğine söz veriyorum.

Rahat ol, ışıklar içinde uyu canım abiciğim.

Suat Faruk Yaşar, 17 Şubat 2017.

Canım ağabeyim,

Senin için yazmak istediğim kelimeleri unuttum. Çünkü hepsi seninle gitti. Bende kalan sadece izlerin. Onları ölene kadar saklayacağıma söz veriyorum.

Adına yakışır bir biçimde ayrıldın bizden. Ancak bıraktığın acı değil, ateş, bizi de yakıyor. Her zaman , her yerde bizimlesin. Seni unutmak ne mümkün. Sayamayacağım kadar yeteneğin ve örnek davranışlarınla hep kalbimizdesin.

Rahat uyu.

Mustafa Tursun, 19 Şubat 2017.