mustafa-akinci-crKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC). “Devlet” yani.

Tescilli 195 egemen devletten biri değil; peki nedir?

Türkiye devlettir, tanıdığı için KKTC de devlettir;

Mustafa Akıncı da başkanı!

Ecevit’in yükseliş yılları, ODTÜ... AKEL üyesi/sempatizanı öğrencilerin bir kısmı Ecevit’e, Bolşevik imanı güçlü bir kısmı da TSİP’e takılır.

Kısa bir dönem aynı siyasi partide yoldaşlık yapmanın yakınlığıyla makamında ziyaret ettiğim KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, sohbetin bir noktasında “KKTC devletini” kimin yönettiğini anlatmak için parmağını pencereye uzattı; Türk kolordusunun karargâhı görünüyordu.

Türkiye gerçekten de KKTC’yi devlet olarak tanısa Akıncı federal tek bir Kıbrıs devletini savundu diye “defol git” aforozuna uğrar mıydı?

Türkiye himayesine aldığı KKTC’yi bir “manda idaresi” bile saymamıştır, “devletleşme” istek ve iradesini daima bastırmıştır; hâlbuki mandacılık devletleşmenin himayesidir.

KKTC C.Başkanı Mustafa Akıncı devletine soruyor, müzakerede masaya koyacak; “nüfusumuz kaç?”:

İçişleri Bakanlığı “350 bin”, Maliye Bakanlığı, “800 bin”,

Fark 450 bin; Türkiye’den daha çok para gelsin hesabı.

Türkiye der ya, “KKTC’ye hibe…” Hibe değil, IMF misali,

İpotek koyarak borçlandırmadır; KKTC ‘Anavatan’ haczi altındadır.

Kıbrıs iki milletin bağımsız saygın bir devleti iken bunu garanti eden Türkiye-İngiltere ittifakıyla bölünmüştür.

6-7 Eylül olayları da zaten Türk istihbaratı ile İngiliz istihbaratı işbirliği ile konulmuş, bölünmenin ilk temel taşıdır. “Denktaş ve adamları” da “Türkiye İngiliz ortak adamlarıdır”;

iki taraflı çalışan istihbaratçılar olmuş,  suikast ve katliamlarla

bastırdıkları, Bağımsız Kıbrıs mücadelesi veren Türk-Rum halklarının başına çorap örmüşlerdir.

“Türkiye bizi yutmadan tek devlete dönelim” diyen Mustafa Akıncı, Hatay’ın ilhakında Türkiye-Fransa ittifakıyla görevlendirilen “Bağımsız Hatay Devlet Başkanı!” Tayfur Sökmen’e benzemek istemediğini söyleyerek durumu ifşa etmektedir. Akıncı %60 oyla seçilmiştir ve bu oy Türkiye’nin Kıbrıs politikasının reddiyesine verilmiştir.

Kıbrıs nüfusunun çoğunluğu, −Türkiye kökenliler AB üyeliği, gerçek Kıbrıslı Türkler ise bağımsızlık için olmak üzere− ‘Tam Bağımsız Tek Devlet’ politikasının arkasında durmaktadır.

AB üyesi olacak olan bu Tek Devlet politikasını, AB’den çıkan İngiltere ile Türkiye ortaklaşa boğmaya çalışacaklardır; süreç bu yöne gitmektedir ve zorlu geçecektir.

“İngiliz’in adamları” kazanmasın isteyenler uyanık olmalı.