20. yy. dünyada özgürlük mücadelelerinin yükseldiği bir çağdı. Bu mücadeleler pek çok özgürlükçüyü yetiştirdi. Dünya onları fikirleriyle, eylemleriyle tanıdı.

Rolihlahla Nelson Mandela da onlardan birisiydi. Nasıl ki, Arjantinli Che Guevara sadece Küba’nın sosyalist devrimcisi değil, bütün dünyanın özgürlük simgesi ise, Mandela da sadece ülkesi Güney Afrika’nın değil, bütün siyah ırkın ve bütün insanlığın özgürlük sembolü oldu.

Siyahların olduğu kadar ırkçılıktan nefret eden beyazların da bilincinde, yüreğinde yer etti.

20. yy.’ın her özgürlük mücadelecisi topyekûn özgürlükçü, tüm insanlığın simgesi değildi. Örneğin Hindistanlılar için, ulusal kurtuluş hareketleri için simge olmuş Mahatma Gandhi II. Dünya Savaşı’nda Britanya’ya karşı savaştığı için Adolf Hitler’e övgü dolu mektuplar yazmıştır. Savaş sonrasında Nazilerin soykırımla 6 milyon Yahudi’yi öldürdüğü ortaya çıkınca “ben bilmiyordum” diye işin içinden çıkmıştır. Oysa o soykırım olmasaydı bile −Yahudiler hariç− topyekûn savaşta ölen insanların sayısı 50 milyon civarındaydı. Ve Nazi Almanyası Avrupa sömürgecilerinin elindeki sömürgeleri almak, Sovyet uluslarını ise sömürgeleştirmek istiyordu. Böyle bir politikacının üstelik “barışçı” ilan edilmesi de olsa olsa bir ironi olabilirdi.

Rolihlahla

Guevara’nın adı başlangıçta Ernesto Guevara idi, birlikte çıktığı Güney Amerika seyahatinde arkadaşıyla birbirlerine “che” (ahbap) diye hitap ettikleri için, bu kelime sonra ad olarak ona kalacaktı. Hatta Guevara Küba Devriminde Merkez Bankası Müdürü yapıldığında yeni basılan Küba parasına imzasının konulması gerektiğinde, bürokrasiyi o denli sevmiyordu ki, resmi adı olmadığı halde sadece “Che” diye imza atacaktı.

Mandela’nın ise adının serüveni bu kadar yalın değildi: Bugün özgürlükçüler başta olmak üzere pek çok insan −hatta ABD Başkanlarından Bill Clinton− için onun adı Nelson değil, “Madiba”dır.

Fakat Madiba’nın yaşamı boyunca başka adları da olmuştur: Rolihlahla.

Doğduğunda babasının ona verdiği isiXhosa dilinden isimdir ve “ağacın dalını bükmek” anlamına gelir, argoda ise “belalı” demektir. Rolihlahla Mandela şeklindedir.

Nelson

Afrikalı adları telaffuz etmek sömürgecilere zor geldiğinden, onlara İngilizce isimler verirlerdi. Tıpkı sömürgeci bir köle taciriyken, ıssız adaya düşen Robinson’un orada tanıdığı yerliye ismini sormadan o günün (Friday) adını vermesi gibi. Küçük Rolihlahla da ilkokula ilk başladığı gün öğretmeni Miss Mdinganem ona “Nelson” adını vermiştir.

Horatio Nelson 18. Yüzyılın son çeyreğinde 19. yy.da yaşamış, Trafalgar muharebesinde öldükten sonra “milli kahraman” ilan edilerek Londra’nın en önemli meydanına muharebenin adı verilmiş ve heykeli dikilmiş ünlü İngiliz amiralinin adıydı. Bayan Mdinganem bir sömürgeci askerin adını verdiği o küçük çocuğun büyüyünce tüm yaşamını sömürgeciliğe karşı mücadeleye adayacağını nereden bilebilirdi.

Madiba

Bu ad Mandela’nın mensubu bulunduğu kabilenin adıdır ve kelime 18. yy.da yaşamış kabile reisinin adından gelmektedir. Geleneksel olarak Mandela soyadından daha önemlidir. Çünkü bir insana soyadı yerine kabile adıyla hitap etmek bir nezaket ve saygı ifadesidir.

Tata

İsiXhosa dilinde “baba” anlamına gelen bu sözcük Güney Afrikalılar tarafından benimsenmiştir.

Khulu

Mandela için halkın benimsediği bir başka isimdir. Kelime olarak “çok büyük, yüce” demektir, yerel lehçede “Büyükbaba” anlamına gelen “uBawomkhulu”nun kısaltılmış halidir.

Dalibhunga

16 yaşındaki Mandela’ya verilen bu isim ergenlikten erkekliğe geçiş çağının başlangıcını ifade eden bir Xhosa ritüelidir. Sözcük “diyalogu (veya toplantıyı) başlatan kişi” ya da “konsey kurucusu” demektir. Mandela’yı “Dalibhunga” hitabıyla selamlayanlar çoktu.