tanklar-leopar-cr“Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahiptir.”

Son günlerde medyada en sık duyduğumuz ifadelerden birisi.

Bu ifadeyi sık sık tekrar eden kişiler çoğu zaman bunu bir böbürlenme aracı olarak kullanıyorlar. Bu cümlenin önünden ve arkasından söylenenlerden, o kişinin böyle düşündüğü, hissettiği kolaylıkla anlaşılıyor.

Peki, Türkiye ordusu NATO’nun en güçlü ikinci ordusu mu gerçekten? Neye göre böyle bir kanıya varılmış?

Örneğin Türk ordusu, İngiltere, Fransa gibi nükleer silahlara mı sahip? Yoksa Türk ordusunun bu ülkeler gibi uluslararası müdahale gücü sayılan uçak gemileri mi var? Hava savunması konusunda halen ne durumdadır? Almanya’nın vermeyi reddettiği durumda, tank, top ve mühimmat konusunda Türk ordusu hangi sorunlarla karşılaşabilir?

Herkes tarafından biliniyor ki bir ordunun gücü, sahip olduğu asker sayısına göre değil, harekât ve müdahale kapasitesiyle ölçülür. Böyle düşünüldüğünde yukarıdaki ifadenin tam olarak gerçeği yansıtmadığı görülecektir.

Bu konuda asıl can alıcı soru şudur: Diyelim ki iddia edildiği gibi Türk ordusu gerçekten NATO’nun en büyük ikinci ordusudur. Peki, Türkiye niçin böyle büyük bir ordu beslemekte, bulundurmaktadır?

NATO ülkelerinin bazılarında kişi başına düşen milli gelir 2017 yılı rakamlarına göre aşağıdaki gibidir:

candas-milligelir

Türkiye, bu tabloda halen NATO üyesi olan ülkelerden sadece Romanya ve Bulgaristan’dan biraz daha iyi durumdadır.

Soru şu: Ekonomik durumu çok daha iyi durumda olan ülkeler değil de niçin Türkiye daha büyük bir ordu beslemek durumundadır?

Bu soruyu sorup ilgililerden yanıtını alıncaya kadar ısrar edilmediği sürece ülkenin kaynaklarının halkın gerçek ihtiyaçlarına harcanması konusunda yol alınamaz.

Ne mi yapılmalıdır? Ülke savunması için daha ekonomik ve etkin önlemler alınmalı; komşu ülkelerle barış ve eşitliğe dayalı ilişkiler geliştirilmelidir.

Türkiye, NATO’daki en kalabalık ikinci orduya sahip olabilir. Bu durum övünmeyi, böbürlenmeyi değil, düşünmeyi gerektirir.

Eğer düşünmeye niyetimiz ve mecalimiz varsa.