Zafer Kaya, Aydın doğumlu olup, Savaştepe Öğretmen Okulu mezunudur. Aydınlı olmasından dolayı Ege bölgesinde tanınan, sevilen, her daim neşeli, nüktedan, zeki ve enerjik bir arkadaşımızdı. Mizaha karşı bir yatkınlığı vardı. Sürekli haftalık “Gırgır” dergisini alır, titizlikle okur, eleştiriler yapardı. Zafer genç yaşta partili bir kadın yoldaşımızla evlenmişti. Evlenmesine evlenmişlerdi ama aslında her ikisi de Parti ile evliydi. Eve ancak gece geç saatlerde yatmak üzere giderlerdi.
Zafer’le yolumuz 1978 yılında İzmir’de kesişti. Erzurum’da okulumuz faşistler tarafından işgal edilince okul kaydımızı Ege Üniversitesine aldırmıştık. Toplam 6-7 kişi, üniversitede okuyan TSİP’liler olarak İzmir’e gelince gençlik çalışmalarında bir hareketlenme başlamış oldu.
1980 öncesi İzmir’de ben SGB Konak Şube Başkanlığı ve TSİP Konak İlçe yöneticiliği yaparken, Zafer Kaya da Aydın ve İzmir il yönetiminde görev yapıyordu. Zafer’le İzmir’de afiş, bildiri, yazılama, gazete satışı gibi eylemlerde, seçim zamanında ise Manisa bölgesinde miting, kahve toplantıları gibi birçok etkinlikte birlikte çalışmışlığımız vardı. İyi bir ajitatördü, hepimizin olduğu gibi idolü Veli Gürcan’dı.
1980 sonrası ise İstanbul’a gelerek çalışmalarını partinin gençlik komitesinde, sonra partide farklı alanlarda sürdürdü.
1981 yılında, illegal dönemde eşi ve çocuğu ile birlikte Gültepe’de bir evde 6 ay beraber kaldık. O zaman 2 yaşında olan Şafak’ın, o zor koşullarda normal bir çocuk gibi büyüme fırsatı olmadı. Sac sobasına odun atarsak ev ısınır, soba sönünce odalar buz kesilirdi. Şafak o zor koşularda büyüdü. Şimdi Kanada’da olan Şafak’ın başarılı bir iş yaşamı olmasını her zaman gururla anarım.
Şafak’ın puseti bizim için nakil arabası gibiydi, çok iyi kamuflaj vazifesi görüyordu. Hepimiz çalışmanın içinde olduğumuzdan eve kim önce gelirse yemek, bulaşık ve temizlik ona aitti. Parasızlık, başımızı zar zor soktuğumuz bir ev, illegal yaşamın zorlukları, çocuklu olmanın sorumlulukları derken evde eşi ile aralarında kavga dövüş eksik olmazdı. Hele bir çocuğun sorumluluğunun varlığı onların zorluklarını daha da artırıyordu.
Parti 1983 yılında Zafer Kaya, Orhan Yılmaz ve beni partiye bağlı gençlik komitesinde görevlendirmişti. Üçümüz geçici bir süre Beylerbeyi/Kirazlıtepe’de aynı evde kalmaya başladık. Zafer’le tekrar bir araya geldiğimizde eşinden ayrılmış olması, çocuğunun annesinde kalması onda sıkıntılı bir durum yaratmıştı. İçimizde bir tek mesleği olan Orhan Yılmaz’dı. Zafer ve benim bir mesleğimiz yoktu. Zafer ara sıra mizah dergilerine yazı yollar ama para almazdı. Orhan geceleri boğaz sahillerindeki kulüplerde fotoğrafçılık yapıyor ve iyi para kazanıyordu. İşsiz olan Zafer’i yanına alarak ona mesleği öğretmeye başladı. Zafer de geçimini bu sayede sürdürdü. Ama gece hayatının mafyatik dünyası ve güç çalışma koşulları Zafer Kaya’nın istikrarını bozmaya başladı. Randevularını aksatmaya, üzerine aldığı görevleri yapmamaya başladı. Bunun üzerine Parti bir müddet sonra gençlik komitesini dağıttı. Zafer, parti çalışmasına geçti. Ben tek kalmıştım. Partiye bağlı olarak gençlik çalışmasını yürüttüm. Bir müddet sonra Zafer Kaya’nın partiden ayrı düştüğünü öğrendim. Bir daha Zafer Kaya ile yan yana gelemedik.
Zafer’le 1990’lı yıllarda yeniden yollarımız kesişti. Ama o SBP, BSP, ÖDP süreçlerine katılmamıştı. Ayrı bir birlik çalışması için bizden çok farklı çevrelerle bir araya geliyordu. Birkaç toplantılarına ben de katıldım. Mitinglerde, eylemlerde bir arada olduk, birbirimizi görünce sevgi ve dostlukla sarıldık ama artık o yepyeni yol arayışları içine girmişti. Her şeye rağmen dostluğumuz ve birbirimize olan sevgimiz hiç azalmadı.
Zafer Kaya’yı çok genç yaşta kalp krizinden kaybettik. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.
Bülent Uyguner.
***
Zafer’in babası küçük bir içkili mekân çalıştırdığı için benim müşterimdi. Öğretmen Okulu öğrencisi olan Zafer’i izin kullanmak için memlekete geldiğinde sakatat almak için benim kasap dükkânıma gönderiyorlardı. Zafer’i bu gidiş gelişlerinde tanımıştım. O sıralar Zafer sol düşünceyle tanışmış, siyasette yolunu çizmişti. Zeki, çalışkan, insan ilişkilerinde özenli davranan parlak bir gençti.
Daha sonra partinin gençlik çalışmalarında nasıl koşuşturduğuna yakından tanık oldum. Genç yaşında partili bir yoldaşımızla evlenmiş bir erkek çocukları olmuştu.
12 Eylül sonrası ekonomik zorluklar yaşadığını, evliliğini sürdürmekte zorlandığını, illegal çalışmaların dayattığı zorluklarla baş etmekte sıkıntı yaşadığını duymuştum. Hatta onunla konuşmak üzere görevlendirildim. Kendisiyle iki kere yaşadığı sorunları konuştuk. Bu süreçte bile hiçbir zaman sosyalist düşünceye, TSİP’e mesafeli olmadı. Anlattığım koşulların yaratmış olduğu moralsizlikle partiden ayrı düştüğünü yakından biliyorum.
Genç yaşta Zafer Kaya’yı kaybettik. Kısa ömrüne sosyalizm düşüncesini hayata geçirmek amacıyla birçok fedakârlık sığdırdı.
Zafer’i sevgi ve özlemle anıyorum.
Şaban Demirkapı.