Son günlerde Sarıgül ve ailesine düzenlenen operasyon gündemin baş sıralarında. İddialar çok büyük boyutta. Sarıgül hakkındaki iddiaların gerçek olup olmadığı konusunda kesin bilgi sahibi değilim, ancak bu iddiaların belirtilen adrese çok uygun düştüğünü hatta eksik bile olduğunu düşünüyorum.

Kardeşim Cemil Candaş’ın Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısıyken rant çeteleri tarafından katledilmesinin gerçek sorumlusunun Sarıgül tarafından kurulan “Sarıgül belediyeciliği” olduğu çok açık bir gerçek. Üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen bu konudaki düşüncelerimde en küçük bir değişiklik yok. Kardeşim, belediyelerde (en çok da Şişli’de) halen yürürlükte olan rant soygunculuğuna karşı çıktığı, birilerinin kamu malına çökmesini engellemeye çalıştığı için katledildi. Bu cinayeti işleyenler büyük rant baronlarının maşalarıydı. Mahkeme, bu maşalara göstermelik cezalar vererek asıl sorumluları görmezden geldi. Örneğin Cemil Candaş’ın MAKS sistemi üzerinden yapılan usulsüz ruhsat işlemleriyle ilgili Cumhuriyet savcılığına yapmış olduğu suç duyurusu hakkında hiçbir işlem yapılmayarak asıl sorumlular gözden kaçırıldı ama Cemil Candaş bu suç duyurusunu yaptığı için katledildi. Basit bir cinayet davası olarak yapılan yargılamada tetikçiye (azmettirenler tahliye edilerek) ceza verildi ve bu konu kapatılmaya çalışıldı.

Bu süreçte dönemin CHP yöneticileri hiçbir şekilde Cemil Candaş cinayetinin gerçek boyutlarıyla aydınlatılması için çaba harcamadılar. İl başkanı, sağlığında Cemil’i bu dosyalarla uğraşmaması gerektiği konusunda uyararak(!) “senin için iyi olmaz!” diyecek kadar rant çetelerinin yanında durdu. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu bizzat ziyaret edip olayın aydınlatılması ve gerçek sorumluların cezalandırılmasını sağlamak için destek olmasını talep etmemize rağmen (söz verdiği halde) hiçbir şekilde bize yardımcı olmadı. İktidarın bu konudaki tutumu zaten biliniyor.

Aile çevremize dahil eş dost, Hayri İnönü ve birkaç kişi dışında cenaze, anma ve mahkeme süreçlerinde kimse yanımızda olmadı. Maalesef bu süreçte koca bir yalnızlık yaşadık.

Şimdi Sarıgül operasyonu başlatılınca başta yandaş medya organları olmak üzere birçok kişi, kardeşimin katledilmesi üzerinden bizim de aile olarak bu operasyonda taraf olmamızı bekliyor.

Bizim hiç kimseyle kişisel bir düşmanlığımız yok. Elbette acımız, öfkemiz halen dipdiri ancak bizim kinimiz tek tek kişilere değil, bu rantçı, soyguncu talan sistemine.

Zor günümüzde yanımızda olmayanların, mahkeme kapılarında bizi yalnız bırakanların Cemil Candaş’ı ağzına bile almaya hakkı yoktur.

Şunu herkes bilsin ki acımızı ve öfkemizi kendi aranızdaki hesaplaşmanıza alet etmenize izin vermeyeceğiz. Biz bu kirli hesaplaşmada yokuz.

Ne haliniz varsa görün!

Cemal Candaş, 31.10.2026, Facebook sayfasından.