Soğuk savaş!

carter-brejnev-saltII-crABD ile Rusya nerede karşılaşıp selamlaşsalar küreselleşme deniyor, dünya barışı deniyor.

Karşılaştıklarında birbirlerine yan baksalar, küskünmüş gibi yapsalar, soğuk savaşa geri dönüldüğü söyleniyor.

Besbelli çok sevmişiz “soğuk savaş”ı…

İlgisi yok. Soğuk Savaş başka bir şeydi.

Kapitalizm ile sosyalizm arasında bir savaştı.

Bir tür sınıf savaşıydı.

Devamını oku: Soğuk savaş!

Avrupa krizi

europe-titian-detay-bwAVRUPA’NIN ÖNEMİ

Avrupa kendini dünyanın merkezi sayar. Dünya ise Avrupa'yı sanayileşmenin, aydınlanmanın, modernleşmenin ve medeniyetin beşiği olarak görür.

Avrupa aynı zamanda kendi medeniyetini zoraki ihraç eden sömürgeci bir merkezdir. İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, İtalya, Hollanda, Danimarka, sömürgeci ülkeler olarak asırlarca dünyanın dört bir yanında üretilen zenginlikleri Avrupa'ya taşımışlardır.

Avrupa'ya insanlığın ortak birikimi diye, kıskançlıkla sahip çıkılır. Avrupa ayrıca, ekonomik dünyanın üçte biri ve entelektüel dünyanın yarısı olduğu için küresel bir güçtür ve Avrupa öksürdüğünde bütün dünya sıtma olur dense abartı sayılmamalıdır.

Devamını oku: Avrupa krizi

Kutsallık

filistin-bwC.Başkanı Erdoğan “Kudüs’e dokunmayın” derken konuştuğu kitle “Kahrolsun İsrail!” diye slogan attı; susturmadı, hatta memnun göründü.

Kudüs tartışması “kutsallık” üzerinden alevlenecek görünüyor.

Benim hiçbir kutsalım yok, ben bu tartışmaya katılmayacak mıyım?

Katılıyorum:

Çözüme kim daha yakın; Filistinliler mi, İsrail mi?

İsrail daha yakın.

Devamını oku: Kutsallık

MST ve Brezilya’nın İktidar Yapısını Değiştirme Mücadelesi: Gilmar Mauro ile röportaj

mst-bw-cr1960'lı yıllarda, rivayet o ki, vali José Sarney bir grup sığır yetiştiricisi kafadarıyla ve Kuzeydoğu Brezilya'daki Maranhão eyaletinin hava fotoğraflarıyla bir masaya oturdu. Gruptakiler fotoğraflar üzerinde kalemle sınırlar işaretlediler ve araziyi böldüler. Sonrasında, on yıllar boyunca bu çiftlik sahipleri Brezilyalıların grilhagem dediği, arazilere el koymak üzere belgeleri değiştirme suçunu işlediler. Sarney ve şürekâsı milyonlarca hektarlık araziyi çitle çevirdiler, sonra ya orada yaşayan köylüleri kovdular, yol ile çit arasındaki kerpiç kulübelerden yerleşimlere mahkûm ettiler, ya da onları işçi olarak tuttular, çoğu zaman da ücretlerini kendi dükkânlarında geçen kuponlarla ödediler ve kimsenin kaçmaması için araziye silahlı devriye saldılar. Sarney'in denetimindeki Maranhão eyaleti ormansızlaştı ve çoğunluğu afro-brezilyalı ve yerli olan nüfusunun yaklaşık yarısı Güneydoğu'daki büyük şehirlere göç etti ve bunların bazılarının, örneğin São Paulo’nun, nüfusu birkaç on yılda beş kat arttı. José Sarney olayı, ki sonradan Brezilya başkanı (1985-89) ve üç kez Senato Başkanı olacaktır, kırsal alanlardaki büyük toprak sahiplerinin Brezilya'nın politik ve ekonomik hayatına nasıl hükmettiğini anlatan 500 yıllık hikâyenin sadece bir bölümüdür. Bugün onları temsil eden Brezilya Kongresi'ndeki en büyük siyasi grup, ruralistas, daha yeni, mevcut Başkan Michel Temer'le ilgili büyük çapta yolsuzluk suçlamalarını çoğunluk oylarıyla devre dışı bıraktılar. [i]

Devamını oku: MST ve Brezilya’nın İktidar Yapısını Değiştirme Mücadelesi: Gilmar Mauro ile röportaj

Suriye Irak’ı da düzeltir

sdg-daes-bw-crABD, Rakka’da kıstırılmış DAEŞ’çıları öldürmedi, şehri boşaltıp Doğu’ya gitmelerine izin verdi ve

bu “tahliye anlaşmasını”, hâlen Rakka’da olup DAEŞ ile savaş halinde olan YPG’lilerin ölmemesi için  yaptığını duyurdu.

Kızılcık’da yazageldik; “YPG, DAEŞ ile barışmalıdır, bu barışma Suriye’de iç savaşı sona erdirmenin yanı sıra Irak’da da Sünni Arap’ları siyaseten güçlendireceği için ‘akla’ en uygun yaklaşımdır” diye.

Devamını oku: Suriye Irak’ı da düzeltir

Atatürk ve Stalin (5)

istiklalmahkemesi-crEkim Devrimi’nin 100. yılı diyoruz ya,

“Alaka” kurup, istediğimizi yazabiliriz.

Benim aklıma Atatürk ile Stalin benzerlikleri geliyor.

Çok benziyorlar.

Tabi şu var:

Atatürk’ün “iyi” yanları ile Stalin’in “kötü” yanları birbirine benziyor.

Devamını oku: Atatürk ve Stalin (5)

Kuran da “Parti”, yıkan da (4)

zwei-plus-vier-vertrag-bw-crEkim Devrimi’nin 100. yılı, bugün 101. yılına girildi.

Ne yazmalı?

Ekim Devrimi’ne ilişkin kullandığımız bütün kavramlar, içerikleri itibarıyle o günkü dünyanın ürünüdürler.

O kavramları bugün kullanırken dikkatli olmazsak, hepimiz birer “Yoldaş Pançuni”* olabiliriz.

Ekim Devrimi’nin ürünü olan Sovyet Sosyalizmi, yıkıldı, çözüldü, dağıldı vs. her ne ise bugün yoktur artık.

Sorulacak iki soru vardır:

- Sovyet Sosyalizmi hangi sebeplerle yıkıldı?

- Sovyet Sosyalizmini kim, niçin yıktı?

Devamını oku: Kuran da “Parti”, yıkan da (4)

Küçük Stalinler ve Stalinizm (3)

rcp9thcongress-crTroçkistlerin Stalin eleştirisi “kan davası”dır. Bu nedenle ciddiye alınmalı, saygı duyulmalıdır.

Ama hepsi bu kadar.

Eğer Stalin eleştirisi Ekim Devrimi’ni ve Sovyet Sosyalizmi’ni anlamaya çalışmak veya anlatmak bağlamında yapılıyorsa, iş değişir. Bu durumda objektif olmak bile yetmez,

aynı zamanda “hassas” olmamız gerekir.

Şu nedenle:

Sosyalizmi “kötülük” olarak görenler de, “Sosyalizm iyidir, Sovyet Sosyalizmi kötüdür” diyenler de çoğunlukla sosyalizm düşmanlığını Stalin üzerinden yürüttüler. Başka ve doğru eleştiriler de yapılmadı değil, ama akıllarda sadece STALİN kaldı.

Devamını oku: Küçük Stalinler ve Stalinizm (3)

“Stalin Çağının Barbarlığı…” (2)

kogout-karanliktanaydinliga-bw-crPeygamber sabrıyla baktığımızda, gördüğümüz şudur:

“Avrupa Rusya’sı geri kalmış Asyaî ve yarı Asyaî çevre bölgeleri karşısında, nisbî bir gerilemeye uğramış(tır)... Avrupa Rusya’sının standartları alçalmış ve Asya’nın standartları yükselmişti gerçekten. Bağımsız düşünceleri ile dikkati çeken ve fikrî meselelerde gösterdikleri ciddiyet ve atılım bakımından Batı Avrupa’daki benzerlerini geride bırakan Leningrad ve Moskova aydınları; … Avrupa ile Asya’nın sınırından gelmiş bir liderin yönetiminde Avrupa Rusya’sı Asya’nın içinde erir gibi oldu; buna karşılık Asya Rusyası da önemli ölçüde Avrupalılaştı.” (Stalin, Isaac Deutscher. Türkçesi: Selahattin Hilav. İstanbul: Ağaoğlu Yayınevi, Haziran 1969, sayfa 110.)

Devamını oku: “Stalin Çağının Barbarlığı…” (2)

“Hitler’i iktidara Stalin getirdi!” (1)

lenin-stalin-crSolcu, sağcı herkes…

Türkiye’de beyinler  Soğuk  Savaş presinden geçirilmiştir.

Yetmemiş, şahmerdanla dövülmüştür.

Bu sayede Sovyet Sosyalizmine karşı güçlü bir toplumsal bağışıklık sistemi yaratılmıştır.

Bu o kadar öyledir ve metafizik sonuçlar doğurmuştur ki;

Anti-komünizm ile anti-Stalinizm özdeşleştirilmiştir.

Devamını oku: “Hitler’i iktidara Stalin getirdi!” (1)