Siyasetin sırrı

kukla1-crHDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Selahattin Demirtaş ile Partisi’nin ilişkilerini sorgulayan bir soruya şöyle cevap veriyor:

"Kimileri Demirtaş’ı, HDP’nin merkezi konsensüsünü aşan arzularının nesnesi olarak görme eğilimindeler. Ancak biz partide beraber çalışan insanlar olarak daha başka bir hayat tahayyül ediyoruz."

Güzel bir cevap ve “sorunu” anlatıyor. Şöyle bakalım: “Dışarı”dan sorulmuş, “içeriden” cevap verilmiş. Demirtaş-HDP ilişkisi bir “iç ilişki” varsayılmış. Oysa bir de HDP’nin sayıları milyonlarca seçmeni var, seçmenle HDP ilişkisi burada dış ilişkidir, Ertuğrul Kürkçü’nün cevabı bunu da kapsamalıydı.

Şöyle olmuş: “Partimizin içinde görüş ayrılıkları vardır ve doğaldır; ama gerilim ve çatışma yoktur. Demirtaş da bu iç uyumun bir parçasıdır.”

Çok güzel. Parti, temsiline talip olduğu kitleler için siyaset üreten bir “fabrika”dır; diyelim TOFAŞ gibi. Fabrikanın iç donanımı ve düzeni mükemmel. Bu fabrika yönetiminin başarısıdır, alkışlarım; ama ben bana sunulan “ÜRÜN”e bakarak “alıcı” olurum veya olmam. Somut olayımızda ÜRÜN, “HDP’nin merkezi konsensüsünü aşan arzuları(mı)n nesnesi olarak görme eğiliminde(ler) olduğum” Selahattin Demirtaş’dır. Demirtaş’ı böyle görmekle yanılıyor olabilirim, o benim sorunumdur ve bana, “HDP’nin merkezi konsensüsünü aşan arzular(ım)” olduğunun söylenmesini iltifat sayarım.

HDP’den şunu bekleyenler var mesela:

“Kimlik siyasetinin seyreltilip sınıf siyasetinin önünü açması nesnel bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor.”
Bu zorunluluğu Ertuğrul Kürkçü’nün de fark ettiği kesindir. “Merkezi Konsensüs” de bunu görmüyor olamaz. Bu durumda, kimlik siyasetini seyreltip sınıf siyasetinin önünü açması gerekir; hem de hemen.

Geldik esas meseleye: Ertuğrul Kürkçü sorgucuya verdiği cevabı sınırlamakla bunun “imkânsız olduğunu” da söylemiş olmaktadır. O zaman şu sorulacak:

HDP gelip bir açmaza mı kilitlendi?

Bence çözüm var. Parti çok işlevli bir araçtır; siyasetin koşulları değiştikçe parti de kendini değiştirir. HDP’deki “merkezi konsensüs” ayet değilse tabi.