“Beka” tuttu

vangogh-kargalarbugdaytarlasi-bw-detayAKP’nin iktidardan düşürülmesi AKP için Beka (devam etmek, kesintiye uğramadan geleceğe doğru sürüp gitmek) sorunudur; bunda anlaşılmazlık yok. Ancak AKP bunun, “Türkiye’nin Bekası” olarak anlaşılmasını özellikle istedi; MHP’nin işine geldi, koştu katıldı. CHP önce karşı durdu, tehdit edildi, korkutuldu, sindirildi; şimdi artık o da AKP’nin iktidardan gidişini Türkiye’nin tarihten silinip gitmesi olarak anlıyor, bu politikayı izliyor. Ne ki nihayetinde “Fırka”dır CHP, AKP’nin tuzağına düşmekle kendini siyaset sahnesinden silip süpürecektir; bunu hiçbir CHP’linin havsalası almaz belki ama Murat Karayalçın gidişatın bu olduğunu söyledi bile.

Diğer yandan, keskin ulusalcı ve yumuşak solcu entelektüel taifesi de önce anlamadı, sonra fark etti ki Erdoğan beka sorunu diye “Kürtlerin Türkiye’den kopmasını” kastediyor; hemen yanına geçtiler (Cumhuriyet Gazetesi operasyonu).

Bu arada hem keskin ulusalcı hem de keskin solcu olanlarımızı da unutmayalım. Onlar da Cumhuriyet Gazetesi operasyonuna pek sevindiler, “liberaller temizlendi” diye düşünüp sevindiler, halen Gökkuşağının altında oyalanıyorlar, yaklaşan kırılma anında onları da Erdoğan + Bahçeli + Perinçek ittifakının yanında göreceğiz.

Geriye Türkiye’de muhalefet olarak bir liberaller kalıyor, bir de HDP. İsteyen buna “sosyalist sol” kapsamına girenleri de dahil edebilir; hepsi bu kadar. Fakat işte sorun burada.  Şimdi artık asıl ve gerçek beka sorununa gelmiş bulunuyoruz. İktidar Türkiye’nin ekonomik yıkılışını önlemek için tek çare olarak kas kuvvetini kullanacak. (24 Ocak + 12 Eylül.) …

Bilsem elbette sormazdım;

NE YAPMALI?