Kültür

“Ölümden Hayata” üzerine bir deneme
Şaban Aslan

Hayat ağacı

Şeffaf Muharrem
Hüseyin Hasançebi

Belge

Tektaş
Hüseyin Hasançebi

Geri sayımdan önce

kukla3-crTürkiye’de “Millet” bildiğimiz devlettir.

Milliyetçilik de bu devletin bekası’dır.

Ancak bugün farklı bir sürece girilmiştir.

AKP MHP’yi yutmuş, melez milliyetçi bir siyasi blok oluşturmuştur.

Yutturma taktiği olarak; milliyetçilik yerine “yerlilik” demektedir.

“Yerlilik”, Anadolu’nun en ilkel, en güdüsel, en vahşi yüzünü oluşturur; yeni değildir; “Yeni Türkiye” maskesini takarak dirilmektedir.

Felaket yaklaşmaktadır.

ABD ve Avrupa ne yapmak istemektedir?

Dur ve düşün:

Türkiye’ye ayar vermeye, büsbütün savrulmasını engellemeye, normale döndürmeye çalışıyorlar ve bu yönde yumuşak bir baskı politikası yürütüyorlarmış gibi yaygın bir inanış var. CHP böyle sanıyor, bunun yelken dolduracak bir rüzgâr olduğuna inanıyor, bu hava (HDP) dâhil, sol içinde de karşılık buluyor.

“Demokrasinin ipine sarılmak” çaresizliği kemikleşiyor.

Aslı astarı yok; bambaşka bir şey olmakta.

AKP ve Erdoğan, ABD’ye ve Avrupa’ya ayar veriyor.

“Yeni Türkiye” hesabını onlara kabul ettirme siyaseti izliyor.

Kabulleneceklerdir.

Geri sayım başlamadı, ama yakın zamanda başlayacaktır.

Bu gibi süreçlerde postu deldirmek istemeyenler ne yapmalıdır?

Bunun teorik bir cevabı yoktur.

Pratik bir cevabı vardır; “Kaçan kurtulur!”

Kaçacak yeri olmayanlarla bir araya gelmek lazım.

İsterseniz önce sadede gelelim; Özcan Çağlar’ın “Cinci hoca Çinci hoca” yazısını açalım:

Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (TÜSİAD) 48. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan şöyle demişti:

“Dünyanın ekonomik ve siyasi yapısında önemli değişimler yaşanıyor. Âdeta dünyanın ekonomik ve siyasi karkası değişiyor. Küresel sistem tartışmaları tüm ülkelerdeki karar vericileri derinden etkiliyor. Liberal demokratik düzenin eşitlik ve adalet getirmediği, sadece batının emperyalist politikalarına hizmet ettiği iddiaları birçok ülkede güç kazanıyor. Liberal demokrasi, hukuk devleti ve piyasa ekonomisinin tüm dünyaya barış ve refah getireceği beklentisinin boş çıktığını itiraf etmek durumundayız. Dünyanın ağırlık merkezi batıdan doğuya doğru kayıyor. Bu sadece ekonomik güç açısından değil, siyasi ve askerî güç açısından, hatta kültürel açıdan da geçerli. Kültür ve inanç sistemleri olarak batının hegemonyası zayıflıyor, doğunun değerleri giderek yükseliyor.”

TÜSİAD’ın bugün söylediğini Avrupa ve ABD iki yıl önce söyleyip defteri kapattılar. Erdoğan ve AKP bunu anladılar ve “Yeni Türkiye”nin ilk harcını attılar. “Rumeli (Millet) gidiyor, ‘Anadolu’ (Halk) geliyor.” “Çorap kokusu” burun kemiğimizi sızlatacak kadar yükseldiğinde geç kalmış olacağız.

Kaçan kurtulur elbette, ama kaçamayanlar…

“Nevruz ateşi yaksınlar” demiştim, vazgeçtim;

Düşünmek için hâlâ vakit var.