Tektaş Ağaoğlu’nu örnek almak

tektas-agaoglu-veda2Tektaş Ağaoğlu’nu sonsuzluğa uğurladık. Yakınları, dostları, yoldaşları onu saygı ve özlemle yolcu ettiler.

Tektaş Ağaoğlu, ardından dile getirilen veya getirilemeyen tüm olumlu duygu ve düşüncelerden daha fazlasını hak etmişti 84 yıllık yaşamında. Yaşamına, anılmaya değer çok sayıda anı sığdırmıştı. Onu anlatmaya çalışanlar ne söylerse söylesin bir şeyler eksik kalır.

Yazarlığı, çevirmenliği, sosyalist kimliği üzerine çok şey söylendi. Bıraktığı miras kutsandı. Onun yerini doldurmanın ne kadar olanaksız olduğu daha iyi anlaşıldı bu ayrılık sayesinde. Ne çok dost ve yoldaş biriktirdiği ortaya çıktı ölümünün ardından.

Tektaş Ağaoğlu, bir arkadaş sohbetinde Mihri Belli’nin de ifade ettiği gibi “Türkiye’de gerçek komünist olan belki de tek aydın”dı.

Onun ne denli donanımlı bir aydın olduğunu anlamak için gördüğü eğitimine, ürettiklerine, olaylar karşısında takındığı tavrına, sanat ve edebiyat konusundaki yeterliliklerine, ideolojik duruşuna, yaşam felsefesine göz atmak yeter.

Tektaş Ağaoğlu, özellikle sosyalizmin dünya ölçeğinde büyük bir düşüş yaşadığı 1990’lı yıllardan sonra ne denli inançlı bir komünist olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Dünyada ve ülkemizde sosyalizmin yaşadığı buhran günlerinde birçok kişi pusulasını şaşırıp sağa sola savrulurken o, hiç tökezlemeden bilimsel sosyalizm yolunda yürümeye devam etmiş, çevresindeki birçok insana da örnek olabilmiştir. Kimileri, “demokrasi” ve “özgürlük” kavramlarını sınıf gerçeğinden bağımsız bir şekilde bayrak yaparak liberalizmin engin denizlerinde yelken açmaya başladığında Tektaş Ağaoğlu, bu kavramların –sınıf gerçeği ile tarif edilmedikçe– içi boş bir söylemden öteye gidemeyeceğini hatta bu söylemin sınıf mücadelesi açısından tam bir savrulma yaratacağını ısrarla dile getiriyordu. Aynı şekilde sınıf içeriği ihmal edilen bir “emperyalizm” kavramının da ulusalcılaşma (milliyetçilik) konusunda nasıl bir potansiyel taşıdığını, enternasyonalist tutuma dikkat çekerek açıklamaya çalışıyordu.

Sıra ile Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP), Sosyalist Birlik Partisi (SBP), Birleşik Sosyalist Parti(BSP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) yöneticiliği ve üyeliği onun örgütlü mücadeleye ne denli önem verdiğinin en büyük kanıtıdır. O, mensubu olduğu partilerde hep örnek bir yoldaşlık örneği sergilemiştir. Örgütün demokratik merkeziyetçi disiplinine ve değerlerine hep bağlı kalmıştır. Ödentisini aksatmaz, üstüne düşen görevi büyük bir özveriyle yerine getirmeye çalışırdı. Tektaş Ağaoğlu’nun parti anlayışını anlayabilmemiz için şu davranışına bakmak gerekir: 2007 Genel Seçimlerine gidilirken o, ÖDP üyesidir. Birçok sosyalist gibi o da bağımsız adaya oy verilmesi gerektiğini düşünmektedir. Seçimden birkaç gün önce ÖDP’ye gider ve başka bir partinin adayına oy vermeyi düşündüğünü belirterek ÖDP üyeliğinden istifa eder. Oysaki Türkiye solunda kendisi sosyalist bir partiye üye olduğu halde CHP’ye oy vermenin bir gelenek olduğu bilinen bir gerçektir.

Tektaş Ağaoğlu, ilk sayısı Ocak 2000 tarihinde yayımlanmaya başlayıp Haziran 2014 tarihine kadar 60 sayı yayımlanan “Kızılcık” dergisinin çıkarılmasının öncüsü ve yürütücüsüdür. Halen internet ortamında devam etmekte olan dergiye, sağlığının elverdiği son güne kadar destek vermiştir. Kızılcık dergisinin binlerce sayfa tutan her satırında Tektaş Ağaoğlu’nun emeği, katkısı vardır. Kendisine sorulma olanağı olsa, geriye bıraktığı en önemli yapıtı olarak Kızılcık’ı sayacağını düşünmek yanlış olmaz. Kızılcık, onun zor günlerde sosyalizm bayrağını yükseklere çekmek için çaba harcadığı en önemli aracıdır. Her zaman olduğu gibi 14 yıl boyunca aksatmadan çıkarmayı başardığı Kızılcık dergisindeki çalışma tarzı, disiplini, yaratıcılığı ve titizliği hepimize örnek oluşturmuştur. Alçakgönüllüğü ve iletişim ustalığı ile Kızılcık dergisinde onlarca kişinin yazı yazmasını sağlamıştır.

Tektaş Ağaoğlu aramızdan ayrıldı. Onun anısını yaşatmak, onun yoldaşlığına, dostluğuna layık olabilmek için yapılması gereken şey, mirasına sahip çıkmaktır. Onu örnek almak, onun gibi olabilmeyi önümüze hedef olarak koymaktır. Tektaş Ağaoğlu’nun çevirilerini okuyarak başlayabiliriz. Daha önce okuduklarımız varsa yeniden okumalı, kendi yazdığı kitapları mutlaka edinmeli ve tanıtmalıyız. Onun en büyük yapıtı olan Kızılcık dergisine nasıl sahip çıkılabileceğini konuşmalıyız. Sahip çıkmanın bir yolunu bulmalıyız.

Tektaş Ağaoğlu’nun yaşamı hepimiz için örnek bir süreçtir. Bu sürecin her anı çok değerlidir, derslerle doludur. Özellikle sosyalizmin buhranlı yıllarında örnek bir komünist olarak takındığı tavır, söyledikleri ve yaptıkları kılavuz olarak kabul edilmelidir.

Onun yaşamı boyunca hiç yapmadığı ve yapmayı deneyenlere karşı çıktığı, kişi kültü yaratma ve kişileri günlük politik manevralar için malzeme olarak kullanma eğilimlerine karşı duyarlı olmak hepimizin sorumluluğudur.