“Stalin Çağının Barbarlığı…” (2)

kogout-karanliktanaydinliga-bw-crPeygamber sabrıyla baktığımızda, gördüğümüz şudur:

“Avrupa Rusya’sı geri kalmış Asyaî ve yarı Asyaî çevre bölgeleri karşısında, nisbî bir gerilemeye uğramış(tır)... Avrupa Rusya’sının standartları alçalmış ve Asya’nın standartları yükselmişti gerçekten. Bağımsız düşünceleri ile dikkati çeken ve fikrî meselelerde gösterdikleri ciddiyet ve atılım bakımından Batı Avrupa’daki benzerlerini geride bırakan Leningrad ve Moskova aydınları; … Avrupa ile Asya’nın sınırından gelmiş bir liderin yönetiminde Avrupa Rusya’sı Asya’nın içinde erir gibi oldu; buna karşılık Asya Rusyası da önemli ölçüde Avrupalılaştı.” (Stalin, Isaac Deutscher. Türkçesi: Selahattin Hilav. İstanbul: Ağaoğlu Yayınevi, Haziran 1969, sayfa 110.)

“Halkın bilgi, bilim ve sanat öğrenmek konusundaki açlığı ve isteği, Stalin hükümeti tarafından o ölçüde uyarılmıştı ki, tatmin edilemeyecek ve tedirginlik veren bir duruma gelmişti… yabancı klasik eserlerin tüm baskıları şu miktarlara ulaşmıştı: Byron’un eserleri yarım milyon nüsha, Balzac’ınkiler aşağı yukarı iki milyon, Dickens iki milyon; Goethe yarım milyon, Heine iki milyon; Victor Hügo üç milyon; Maupassant üç milyondan fazla; Shakespeare bir milyon iki yüz bin; Zola üç milyon v.b.” (Aynı eserin 391. sayfası.)

Not: Bu yazı nefs-i müdafaa değil, “hezeyan”dır!